İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5288 Karar: 2025/1973 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5288 K.2025/1973

11. Ceza Dairesi 2024/5288 E. , 2025/1973 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/61 Değişik İş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Görevli mahkemenin tespiti kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığını

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5288 E. , 2025/1973 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/61 Değişik İş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Görevli mahkemenin tespiti kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığını

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5288 E. , 2025/1973 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/61 Değişik İş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Görevli mahkemenin tespiti kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Meçhul şüpheli/şüpheliler hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan yürütülen soruşturma neticesinde verilen Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2023 tarihli ve 2016/2693 Soruşturma, 2023/14346 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararını müteakip, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talepte bulunulması üzerine, Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, bila tarihli ve 2024/61 Değişik İş sayılı suça konu sahte çek hakkında müsadere kararı verilmesi hususunda görevli ve yetkili mahkemenin Çorum Sulh Ceza Hakimliği olduğuna ilişkin kararının, 5271 sayılı Kanun'un 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/11178 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96304 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96304 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 256/1. maddesinde "(1) Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir." ve aynı Kanun'un 259. maddesinde "(1) Suç konusu olmayıp sadece müsadereye tâbi bulunan eşyanın müsaderesine sulh ceza hâkimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir." şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 25/12/2023 tarihli kararı ile zamanaşımının dolması kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetildiğinde, müsaderesi talep edilen sahte çekin suçta kullanılması nedeniyle suç konusu olup müsadereye tabi olduğu anlaşılmakla, soruşturmaya konu suç hakkında kamu davası açılması halinde yargılama yapmakla görevli Asliye Ceza Mahkemesi'nden suç konusu eşyanın müsaderesinin talep edilmesi, Mahkemesince de anılan Kanun'un 257. maddesi gereğince duruşma açılarak bir karar verilmesi gerektiği cihetle, Çorum Asliye Ceza Hâkimliği tarafından verilen görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Eşya müsaderesi" başlıklı 54. maddesi; "(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. (2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir. (3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir. (4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir. (5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir. (6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur." Şeklindedir. 2. Eşya müsaderesine ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinin gerekçesinde de; "...Tasarıda müsadere yaptırımı bir “ceza” olarak öngörülmesine rağmen, “suç dolayısıyla hiç kimse mahkûm edilmese de” müsadereye hükmedilebilmesi kabul edilmiştir. Ceza niteliğindeki bir yaptırıma, bir kimsenin mahkûmiyeti olmadan başvurulamayacağı açıktır. Belirtilen bu sakıncaların giderilmesi ve müsaderenin Anayasada yer alan mülkiyet hakkını zedelememesi için, suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen eşyanın müsaderesine karar verileceği kabul edilmiştir. Ancak, bunun için, eşyanın iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerekir. Başka bir deyişle, kişinin suçun işlenmesine iştirak etmemesi, suçun işlenişinden haberdar olmaması durumunda, sahibi bulunduğu eşya bir suçun işlenmesinde kullanılmış olsa bile, müsadereye hükmedilemeyecektir. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanmış olan eşya ise, suçun icra hareketlerine henüz başlanmamış ise, sadece bu nedenle müsadere edilemeyecektir. Ancak bu eşyanın niteliği itibarıyla kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsaderesine hükmedilecektir. Yapılan yeni düzenleme ile getirilen temel değişiklik, müsaderenin hukukî niteliğinin bir güvenlik tedbiri olduğunun kabul edilmesidir. İşte bu nedenledir ki, müsadereye hükmedilmesi için bir suçun işlenmesi zorunlu olmakla birlikte, bu suçtan dolayı bir kimsenin cezaya mahkûm edilmesi gerekmemektedir. Örneğin suç işlenmesinde kullanılan tehlikeli eşya, bunu kullanan fail çocuk veya akıl hastası olması nedeniyle cezalandırılamasa dahi, müsaderesine hükmedilebilecektir. İkinci fıkraya göre, müsadere konusu eşyanın ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması hâlinde; bunun değeri kadar para tutarının müsaderesine hükmedilecektir. Üçüncü fıkrada ise, müsaderede orantılılık kuralı kabul edilmiştir. Buna göre, suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyecektir. Maddenin dördüncü fıkrasında, yasak olan eşyanın müsaderesine ilişkin hükme yer verilmiştir. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşyanın, her hâlde müsaderesine hükmolunacaktır..." şeklindeki açıklamalara yer verilmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun'da "Müsadere" başlığı altında, eşyanın dosyada delil olarak saklanmasına karar verilebileceği durumlara ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, 23.03.2016 tarihli ve 29662 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Suç Eşyası Yönetmeliği’nin "Tedavül etmeyen paralarla suç eşyası ve kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri hakkında verilen müsadere ve iade kararlarının yerine getirilmesine ilişkin işlemler" başlıklı 18/1-d. maddesinde, “Emanete alınmakla birlikte mahiyetleri itibarıyla müsadereye konu edilemeyen eşya, yargılama sonunda verilen bu yöndeki karar doğrultusunda, ilgili dosyasında delil olarak muhafaza edilmek üzere mahkemesine gönderilir.” şeklinde yer alan düzenleme ile belli durumlarda eşyanın müsaderesi yerine dosyada delil olarak saklanmasına karar verilebileceği dolaylı bir şekilde belirtilmiştir. Uygulamada da mahiyetleri itibarıyla müsadereye konu edilemeyen eşyaların mahkemeler ve Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından dosyada delil olarak saklanmasına karar verilebileceği kabul edilmektedir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 29.11.2016 tarihli ve 2013-11/142 Esas, 2016/463 Karar sayılı kararında da; "..dosyada delil olarak saklama kararı, kanunda düzenlenmediği için "elkoyma" gibi bir koruma tedbiri kararı ya da "müsadere" gibi bir güvenlik tedbiri kararı olmayıp, ispat aracı olarak yararlı görülmesi ya da eşya ve kazanç müsaderesinin konusunu oluşturması nedeniyle muhafaza altına alınmak veya elkonulmak suretiyle adli emanete alınmış olup da niteliği itibarıyla müsadere edilemeyen ancak başlı başına delil niteliğinde olan veya suç konusunu oluşturan eşyanın ya da gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında suçla ilgili delil elde etmek amacıyla toplanan bir kısım materyalin dosyasında delil olarak muhafaza edilmesini sağlamak amacıyla genellikle yargılama sonunda esas hükümle birlikte verilen bir karardır. İstisnaen de, faili meçhul suçlarda, failin yakalanması durumunda savunma hakkının kısıtlanmaması için suçta kullanılan veya başlı başına suç teşkil eden eşyanın zamanaşımı sonuna kadar dosyasında delil olarak saklanmasına karar verilmektedir. Mevzuatta, dosyada delil olarak saklama kararına karşı başvurulacak kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır." denilmektedir. 5. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şikâyetçi ... yetkilisi olduğu ... Otomotiv Ltd. Şti.'nin keşidecisi olarak göründüğü, ... Bankası A.Ş. Yeni Sanayi Sitesi Şubesine ait 02.10.2014 keşide tarihli, 30.500,00 TL bedelli tamamen sahte olarak oluşturulmuş çekin tahsil amacıyla ... Katılım Bankası A.Ş. Çorum Şubesine ibraz edilmesi sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 25.12.2023 tarihli ve 2016/2693 Soruşturma, 2023/14346 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek, Adli Emanetin 2016/415 sırasında kayıtlı bulunan çek aslının müsaderesi için Sulh Ceza Hakimliğinden talepte bulunulduğu, Çorum Sulh Ceza Hakimliğinin, 23.01.2024 tarihli ve 2024/789 Değişik İş sayılı kararı ile konusu suç teşkil eden eşya yönünden Sulh Ceza Hakimliği tarafından karar verilemeyeceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi sonrası, bahse konu eşya hakkında müsadere kararı vermekle Sulh Ceza Hâkimliğinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ilişkin Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2024 tarihli ve 2024/33 Değişik İş sayılı kararını müteakip, Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, bila tarihli ve 2024/61 Değişik İş sayılı kararı ile Çorum Sulh Ceza Hâkimliği'nin görevli ve yetkili mahkeme olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Konusu bizatihi suç teşkil eden eşya yönünden, belli şartların gerçekleşmesi halinde müsadere kararı verilmesi mümkündür. Bununla birlikte 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca bu kararın verilebilmesi için eşyanın, "kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması" yada "üretiminin, bulundurulmasının, kullanılmasının, taşınmasının, alım ve satımının suç oluşturmasının" gerekli olduğu kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre, Adli Emanetin 2016/415 sırasında kayıtlı bulunan ve külliyen sahte olarak oluşturulduğu tespit edilen çek, muhteviyatı itibarıyla müsadere konusu edilemeyen, ancak meçhul şüpheli/şüphelilerin üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun delili niteliğinde bulunan bir eşyadır. Bu nedenle suça konu çekin müsaderesi yerine, Suç Eşyası Yönetmeliğinin 18/1-d. maddesi uyarınca Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yerine, Çorum Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen görevsizlik kararının kaldırılmasına hükmedilmesi Kanun'a aykırı olup, tebliğnamede yer alan kanun yararına bozma istemi açıklanan gerekçelerle yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin açıklanan gerekçelerle KABULÜNE, 2. Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, bila tarihli ve 2024/61 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yapılması için soruşturma dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla