Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/795 E. , 2024/11999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2022 tarihli ve 2022/1729 Soruşturma, 2022/28730 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 2
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/795 E. , 2024/11999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2022 tarihli ve 2022/1729 Soruşturma, 2022/28730 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/6585 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.12.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 09.01.2024 tarihli ve 2023/21668 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2024 tarihli ve KYB-2024/5790 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2024 tarihli ve KYB-2024/5790 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin müştekinin oğlu olduğu, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Kayseri İli Melikgazi İlçesi, Yeşilyurt Mahallesi 463 parseldi bulunan taşınmazı, kredi çekebilmesi amacıyla şüpheliye ait ... İnşaat Enerji Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketine geri alınmak üzere bedelsiz olarak devrettiğini, daha sonra defalarca istemesine rağmen şüphelinin geri devretme işlemine yanaşmadığını, müvekkilinin haberi olmadan şüphelinin Denizbank'ta çalışan arkadaşı vasıtasıyla adına hesap açtırdığını, hesaptan ve hesaba yatırılan paralardan haberi olmadığını, bu şekilde şüphelinin güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğini iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporu ile, hesap açılırken imzalanan banka hizmet sözleşmesindeki imza ve yazıların müştekiye ait olduğunun tespit edilmesi nedeniyle müştekinin iddialarını doğrular nitelikte yeterli delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin hesaba taşınmaz bedeli olarak yatırdığını iddia ettiği 300.000,00 Türk lirasının 50.000,00 Türk liralık kısmının nakit olarak bankadan çekildiğinin, kalan 250.000,00 Türk liralık kısmının ise başka bir hesaba havale edildiğinin iddia edilmesi karşısında, banka hesap hareketlerinin incelenmesi suretiyle yatırılan paranın havale edilip edilmediği, edildi ise hangi hesaplara gönderildiğinin incelenmesi, şubeden çekildiği iddia edilen 50.000,00 Türk lirası için dekont üzerindeki imzanın müştekiye ait olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınması ve taraflar arasındaki hukuki davalara ilişkin dosyaların da incelenmesi neticesinde, tüm deliller birlikte değerlendirilerek şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, oğlu olan şüphelinin yetkilisi olduğu ... İnşaat Enerji Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin bankadan kredi çekebilmesi amacıyla, kendisine ait Kayseri İli Melikgazi İlçesi Yeşilyurt Mahallesi 463 numaralı parselde bulunan taşınmazı bedelsiz olarak geri almak şartıyla şirket adına devrettiğinin, aradan geçen zamana karşın şüphelinin taşınmazı iade etmediğinin, bu hususta Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/357 Esas sırasında yürütülen yargılama sırasında taşınmazın bedeli olarak 300.000,00 TL paranın şikâyetçiye ait Denizbank A.Ş. Sahabiye Şubesinde bulunan hesaba yatırıldığına yönelik dekont ibraz edildiğinin, ancak şikâyetçinin bu bankada herhangi bir hesabı olmadığının, bankadan verilen bilgilere göre 07.06.2017 tarihinde açılan bu hesaba aynı tarihte yatırılan paranın 50.000,00 TL'lik kısmının nakit olarak çekildiğinin, kalan 250.000,00 TL'nin ise başka bir hesaba havale edildiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03.10.2022 tarihli uzmanlık raporuna göre, bahse konu banka hesabının açılışına ilişkin belgelerdeki şikâyetçi adına atılı imzaların şikâyetçinin eli ürünü olduğunun belirlendiğinden bahisle şüpheli ... hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 14.10.2022 tarihli ve 2022/1729 Soruşturma, 2022/28730 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şikâyetçi vekilinin hesap açılışına ilişkin belgelerin banka çalışanları ile iştirak halinde hareket eden şüpheli tarafından hileli hareketlerle şikâyetçiye imzalatılmış olabileceğinin bildirilmesi karşısında; bu hesabın açılış tarihi itibarıyla tüm hesap hareketleri ile şikâyetçi vekilinin iddiasına konu para çekme ve havale işlemlerine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin celp edilmesi, bu belgeler arasında şikâyetçi adına imzalanmış başkaca dekont, sözleşme...vs evrakın bulunduğunun tespiti halinde bu belgeler üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılması, taraflar arasındaki Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/357 Esas sayılı dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delilleri onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra, şüphelinin şikâyetçinin oğlu olduğu gözetilerek, malvarlığına karşı işlenen suçlar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 167/1-b. maddesinde yer alan şahsi cezasızlık sebebi de dikkate alınarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...şüphelinin beyanları ile müştekinin iddiaları doğrultusunda yazı ve imza örnekleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre müştekinin iddialarının aksine sahte olduğu iddia olunan belgeler üzerindeki yazı ve imzaların müştekiye ait olduğunun belirlendiği, bu haliyle müştekinin iddialarının doğruluğunu gösteren delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 7. Şikâyetçi vekilinin, 06.01.2022 tarihli şikâyet dilekçesinde Denizbank A.Ş. Sahabiye Şubesi çalışanları hakkında da şikâyetçi olduğu ve banka çalışanı Basri Şahin'in Reşat Vural Polis Merkezi Amirliğinde 16.03.2022 tarihinde şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulduğu halde, soruşturma sonucunda bu şüpheli hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşıldığından, mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/6585 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.