İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/2275 Karar: 2024/10527 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2275 K.2024/10527

11. Ceza Dairesi 2024/2275 E. , 2024/10527 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2060 E., 2023/2077 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma SUÇ TARİHLERİ : 10.02.2017-27.02.2020 tarihleri arası HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/2275 E. , 2024/10527 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2060 E., 2023/2077 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma SUÇ TARİHLERİ : 10.02.2017-27.02.2020 tarihleri arası HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/2275 E. , 2024/10527 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2060 E., 2023/2077 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma SUÇ TARİHLERİ : 10.02.2017-27.02.2020 tarihleri arası HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Ret, kısmi onama, kısmi bozma İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının katılanlar ..., ..., ... vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Sanıklar ... ve ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Mağdur ...'ün çocukları olan ve haklarında kamu davasına katılma kararı verilen ..., ... ve ...'ün, sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmediklerinden kamu davasına katılma hakları ve hükümleri temyiz etme yetkilerinin bulunmadığı, ayrıca ...'ün, ... vasisi sıfatıyla temyiz isteğinin olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıdaki hususlar dışında sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilip sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2023 tarihli ve 2022/240 Esas, 2023/241 Karar sayılı kararı ile; a) Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e. maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, b) Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e. maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, c) Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 167/1-a ve 5271 sayılı Kanun'un 223/4-b maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, d) Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-c-h, 158/3, 43/1, 62/1, 52/2, 3, 4 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 6 ay hapis ve 131.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, e) Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-c-h-i, 158/3, 43/1, 62/1, 52/2, 3, 4 ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 16 ay 15 gün hapis ve 315.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik mağdur ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Haklarında katılma kararı verilen ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteği; mahkumiyet kararlarının onanması, beraat kararlarının eksik inceleme gerekçesiyle bozulması, zincirleme suç hükümlerinin üst sınırdan uygulanması ve takdiri indirim sebeplerinin uygulanmaması gerektiğine, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; suçun işlendiği iddia edilen tarihlerde mağdur ...'in akıl sağlığının yerinde olmadığına dair sağlık raporunun bulunmadığına, husumetli tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğuna, İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/752 Esas sayılı dosyasında alınan 05.07.2022 tarih ve 5743 sayılı Adli Tıp Kurulu raporunun dikkate alınması gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, kastının bulunmadığına, şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığına, olayın hukuki ihtilaf boyutunda kaldığına, mağdur ve bildirilen tanığın Mahkemece dinlenmesi gerektiğine, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine ve suç tarihinin gerekçeli kararda yanlış gösterildiğine, 3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın, Ergün Sağlık ... Ltd. Şti.de fiilen çalışan olduğuna, uhdesine geçen paranın maaş, prim, avans ve tedavi amaçlı gönderildiğine, dolandırıcılıktan elde edilmiş kazanç olarak nitelendirilemeyeceğine, iddia edilen suç tarihlerinde mağdurun akıl sağlığının yerinde olduğuna, suçun unsurlarının ve nitelikli hallerinin oluşmadığına, mali müşavir T.G hakkında yürütülen soruşturmanın bekletici mesele yapılması gerektiğine, savunma için yeterli süre verilmeyip adil yargılanma hakkının kısıtlandığına, mağdur ve bildirilen tanığın dinlenmesi gerektiğine, reddi hakim talebinin geri çevrilmesine ilişkin itiraz hakkı kullanılmadan hüküm kurulduğuna, olayın hukuki ihtilaf boyutunda kaldığına ve eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, 4. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; birleştirme ve tefrik etme yöntemi ile tabii hakim ilkesinin ve savunma için yeterli süre verilmeyip adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, husumetli tanık beyanlarının hükme esas alındığına, mağdur ve bildirilen tanığın dinlenmediğine, mali müşavir T.G hakkında yürütülen soruşturmanın bekletici mesele yapılması gerektiğine, reddi hakim talebinin geri çevrilmesine ilişkin itiraz hakkının kullandırılmadığına, suç tarihleri ve vekaletname tarihlerinde mağdurun akıl sağlığının yerinde olduğuna, sanığın uhdesine geçen paranın dolandırıcılık suretiyle değil mağdura ve şirkete verilen hizmet karşılığı olduğuna, vekaletname veren kimsenin akli durumu hakkında değerlendirme yapma yükümlülüğünün noterlerde olduğuna, sanığa bir sorumluluk yüklenemeyeceğine, sanığın imzasını havi mağdurun malvarlığını azaltıcı hiçbir işlemin bulunmadığına, suçun unsurları ile nitelikli hallerinin oluşmadığına, olayın hukuki ihtilaf olduğuna ve eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Gerekçeli kararda "2016 yılı-24.02.2020" olarak yanlış yazılan suç tarihlerinin "10.02.2017-27.02.2020 tarihleri arası" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanıkların suçun işlenmesindeki ısrarları, kastlarının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı ve suçta birden çok nitelikli halin bulunması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanıkların kastının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3/1 inci maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanıklar ... ve ... hakkında belirlenen temel cezanın ve zincirleme suç hükümlerinin alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve tebliğnamedeki bu yöne ilişen bozma nedenine iştirak edilmemiştir. 3. Sanık ...'nun da, kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık ve tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılığı suçlarının yanı sıra, avukat olan diğer sanık ...'in eylemlerine fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak ettiği anlaşıldığından, eylemlerinin ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 158/1-i maddesine de temas etmesine rağmen temel cezanın belirlenmesi sırasında bu hususun gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği, sanıklara savunma yapmaları için yeterli süre ve olanak tanındığı, yargılama süresi, dosyanın geldiği aşama ve ileri sürülen nedenler dikkate alındığında bekletici mesele yapılması yönündeki talepler ile tefrik edilen dosyalar ve reddi hakim talepleri yönünden istemlerin reddine karar verilerek duruşmaya devam edilip hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm delillerin, bu delillere göre Mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dava dosyasındaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin gerekçeye yansıtıldığı ve savunmaların suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Haklarında Katılma Kararı Verilen ..., ... ve ... Vekilinin Temyizi Yönünden Mağdur ...'ün çocukları olan ve haklarında kamu davasına katılma kararı verilen ..., ... ve ...'ün, sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmedikleri, 5271 sayılı Kanun'un 260/1 inci maddesi gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, usulsüz verilmesinden dolayı katılma kararının hükümleri temyiz etme yetkisi vermeyeceği, ayrıca ...'ün, ... vasisi sıfatıyla temyiz isteğinin bulunmadığı, diğer taraftan 5271 sayılı Kanun’un 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu sanıklar ... ve ...'e yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun, aynı Kanun’un 286/3 üncü maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıklar Müdafiilerinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla