Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/4529 E. , 2025/16163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza SAYISI: 2014/1607 E., 2016/292 K. HÜKÜM: Mahkûmiyet Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 19/03/2024 tarihli, 2021/... Esas ve 2024/... Karar Sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.10.2025 tarihli ve ... sayılı itirazı üz
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/4529 E. , 2025/16163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza SAYISI: 2014/1607 E., 2016/292 K. HÜKÜM: Mahkûmiyet Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 19/03/2024 tarihli, 2021/... Esas ve 2024/... Karar Sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.10.2025 tarihli ve ... sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; "... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1607 Esas sayılı sırasında yapılan yargılama neticesinde 18/04/2016 tarihli ve 2016/292 Karar sayılı (9. duruşmada) mahkumiyet hükmünün sanığın yokluğunda verildiği anlaşılan somut olayda; Anılan karar tarihinden önceki 31/03/2016 tarihli oturumda (8. duruşmada) sanığın sorgusunun yapılması amacıyla çıkartılan yakalama emri müzekkeresinin beklenilmesine karar verilerek sonraki oturumun (yani 9. duruşmanın) 30/06/2016 gününe talik edildiği halde hakkındaki yakalama emri uyarınca ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 02/04/2016 gün ve 2016/67 D. İş no ile sanık ...'in sorgusunun yapılması üzerine ... 1. Asliye Ceza Mahkemesince 18/04/2016 tarihinde (sanığın savunmasının alındığından bahisle dosyanın sürüncemede bırakılmaması hususu gerekçe gösterilerek) ara bir celse açılıp bu duruşma günü değişikliğinden haberdar edilmeyen sanığın yokluğunda yargılamaya devamla yukarıda yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunduğunun anlaşılması karşısında bu hususun delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan silahların eşitliği ilkesi ve Anayasanın “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36. maddesi; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”; “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesine 4709 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrasındaki, “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” şeklinde hükümler ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanmasının amaçlandığı gibi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi ile de teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi dikkate alındığında, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2016 tarihli, 2014/1607 Esas ve 2016/292 Karar sayılı hükmünün sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulması gerektiği düşüncesiyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur." Şeklindedir. II. GEREKÇE Hüküm tarihi olan 18.04.2016 ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının incelenip dairemizce karara bağlandığı 15.12.2025 tarihleri arasında zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2014/851 Esas, 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu şeklindeki kararları uyarınca; UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanığın hüküm tarihinde ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmakla, itiraz sebepleri yerinde görülmüştür. III. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, 2. Yargıtay 11.Ceza Dairesinin, 19/03/2024 tarihli, 2021/9128 Esas ve 2024/3653 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3. Sanığın duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında mahkumiyet hükmü, savunmasının alındığı sonraki oturumun 30.06.2016'ya ertelenmesine karar verilmesine rağmen, duruşma gününden haberdar edilmediği 18.04.2016 tarihli ara celsede yokluğunda verilmiş; sanık hüküm tarihinde başka suçtan ceza infaz kurumunda hükümlü bulunmaktadır.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları uyarınca, duruşmadan vareste tutulmak istemeyen ve infaz kurumunda bulunan sanığın, esas hakkındaki görüşün bildirildiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır edilmeden veya SEGBİS ile savunması alınmadan mahkumiyetine karar verilmesi, CMK 196'ya aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanmasıdır; Başsavcılık itirazı kabul edilmiştir.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Sanığın hazır edilmediği veya duruşma günü değişikliğinden haberdar edilmediği son oturumda kurulan hükümlerde, CMK 196 savunma hakkı kısıtlaması güçlü bir bozma sebebidir; sanığın cezaevinde olduğu dönemlerde vareste tutulma iradesinin sorulup sorulmadığını mutlaka denetleyin.