İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/508 Karar: 2025/12290 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/508 K.2025/12290

11. Ceza Dairesi 2025/508 E. , 2025/12290 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1709 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Talebin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.02.2024 tarihli ve 2024/1709 Değ

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/508 E. , 2025/12290 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1709 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Talebin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.02.2024 tarihli ve 2024/1709 Değ

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/508 E. , 2025/12290 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/1709 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Talebin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.02.2024 tarihli ve 2024/1709 Değişik İş sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/8443 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10974 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/10974 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/06/2023 tarihli ve 2023/36044 soruşturma, 2023/29775 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı müteakip, soruşturmanın özel usule tabi olmasına rağmen genel hükümlere göre sonuçlandırılması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin mercii Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/02/2024 tarihli ve 2024/1709 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, ... 1 Nolu Barosunda kayıtlı avukatlar olan şüphelilerin, alacaklı müşteki vekilleri sıfatıyla, Bakırköy 5. İş Mahkemesinin 25/01/2021 tarihli ve 2020/313 esas, 2021/32 karar sayılı ilâmına (bozma öncesi aynı mahkemenin 31/03/2017 tarihli ve 2015/340 esas, 2017/76 karar) istinaden, toplam 17.322,46 Türk lirasının tahsili amacıyla, borçlu hakkında Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2021/9542 (yenileme öncesi 2017/8086) sayılı dosyası üzerinden yürüttükleri icra takibi sırasında, müvekkilleri ile masrafların kendileri tarafından karşılanıp tahsil edilen miktarın % 60'ına tekabül eden kısmının şikâyetçiye ödeneceği konusunda 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/2 maddesine aykırı olacak şekilde avukatlık ücret sözleşmesi imzalayıp 01/06/20 17... /11/2021 tarihli reddiyat beyanları karşılığında 22.527,97 Türk lirası tahsil etmelerine rağmen, şikâyetçiye banka havalesi yoluyla sadece 3.500 Türk lirası gönderip, bakiye miktarı müştekiye vermeyerek uhdelerinde tuttukları iddiasına ilişkin olarak, şüphelilerin eyleminin görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58/1. maddesi uyarınca 07/03/2023 tarihli Olur’la soruşturma izni verildiği, aynı Kanun’un 59. maddesine göre Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmaya ait dosya ile ilgili olarak uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaştırma işlemleri tamamlandıktan sonra düzenlenecek kovuşturma fezlekesinin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken, taraflar arasında uzlaşma sağlandığı gerekçesi ile genel hükümler uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilemeyeceği nazara alınmadan, şüpheli avukatlar hakkında düzenlenecek fezleke ile dosyanın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilerek usulî işlemlerin tamamlanması gerektiğinden bahisle talebin kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı başlıklı 58 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır..." ve aynı Kanun'un kovuşturma izni, son soruşturmanın açılması kararı ve duruşmanın yapılacağı mahkeme başlıklı 59 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise; "58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. " hükümleri yer almaktadır. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz. (6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır. Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 4. 5271 sayılı Kanun’un, 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "(Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." denilmektedir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 1136 sayılı Kanun'un 58... . maddeleri uyarınca, avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılması Adalet Bakanlığının iznine tâbi olup avukat olan şüpheliler hakkındaki şikâyet konusu eylemler bu kapsamda değerlendirilerek, soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderildiği, soruşturma izni verilmesini müteakip, atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden uzlaşmanın sağlandığı gerekçesiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2023 tarihli ve 2023/36044 Soruşturma, 2023/29775 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeden kesinleşmesi sonrası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2024 tarihli yazısı ile sehven karar verildiği belirtilerek, bahse konu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasının talep olunduğu, Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.02.2024 tarihli ve 2024/1709 Değişik İş sayılı kararı ile de "...CMK 172/2 maddesinde düzenlenen şartın talep içeriğinde bulunmadığı, KYOK kaldırılmasını gerektirir yeni delilden bahsedilmediği..." gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; her ne kadar soruşturma izni verilmesini müteakip gerekli işlemler yapıldıktan sonra dosyanın kovuşturma izni bakımından yeniden Adalet Bakanlığına gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, genel hükümler uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesinin, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz“ hükmünü haiz olduğu, aynı Kanun‘un 173. maddesi uyarınca da kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara yönelik yalnızca suçtan zarar görenin itiraz hakkının bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi hali dışında, Cumhuriyet savcısının sehven kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden bahisle merci Sulh Ceza Hakimliklerinden talepte bulunmasının ve Sulh Ceza Hakimliğinin de Cumhuriyet savcısının talebi üzerine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kaldırmasının hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla