Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5175 E. , 2026/2261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/437 E., 2023/434 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elazığ 2. Asliye Ceza M
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5175 E. , 2026/2261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/437 E., 2023/434 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/437 Esas, 2023/434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/1, 62... . maddeleri uyarınca (2 kez) neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 03.10.2023 tarihli ve 2023/1689 Esas, 2023/1303 Karar sayılı ilamıyla sanığın istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2025 tarihli ve 2024/20353 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-2025/124109 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-2025/124109 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, olay günü sanığın kullandığı araç ile seyir halindeyken kolluk görevlileri tarafından durdurulması üzerine, sanığa ait çantada yapılan arama neticesinde, bir adet üzerinde sanığa ait fotoğraf bulunan ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile yine üzerine kendi fotoğrafı bulunan ... adına düzenlenmiş B sınıfı sürücü belgesinin ele geçirildiği olayda, her ne kadar sanığın eylemlerinin iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğundan bahisle iki kez mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle verilen Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06/06/2022 tarihli ve 2022/3992 esas, 2022/11564 karar sayılı ilamında yer alan, " ...somut olayda sahte belgelerin aynı anda ele geçtiği, farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin delil bulunmadığından, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak belge sayısının temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacağı gözetilmeden, sanığın cezasının zincirleme suç hükümlerine göre artırılması yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden;. ..BOZULMASINA..." şeklindeki ve yine benzer bir olay sebebiyle verilen Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28/06/2021 tarihli ve 2021/11922 esas, 2021/6010 karar sayılı ilamında yer alan, " ....sanıktan aynı anda ele geçen ..., ... ve ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanları yönünden ise; sanık hakkında tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği, ancak birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden fazla ceza tayin edildiği, ...kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; ... BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, söz konusu sahte belgelerin sanıktan aynı anda ele geçirilmiş olması ve farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin delil de bulunmaması karşısında, sanığa yüklenen suçun ayrı ayrı işlendiğinin kabul edilemeyeceği gibi zincirleme suç hükümlerinin de uygulanamayacağı, bununla birlikte suça konu belge sayısının temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacağı cihetle, sanığın eylemlerinin tek bir resmi belgede sahtecilik suçuna vücut vereceği gözetilmeden, her bir eylem müstakil suç kabul edilmek suretiyle iki kez mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Kanun'un "Resmi belgede sahtecilik" başlıklı 204. maddesinin birinci fıkrası; "(1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Şeklindedir. 2. İncelenen dosya içeriğine göre; suç tarihinde seyahat ettiği otobüsün yol kontrolü amacıyla durdurulduğu esnada sanığın şüpheli hareketlerde bulunması nedeniyle çantasında yapılan aramada, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile ... adına düzenlenmiş sürücü belgesinin ele geçirildiği olayda; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kararının bulunduğunun belirlenmesi halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak; sanıktan ele geçen suça konu belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiklerine ilişkin delil bulunmadığının ve aynı anda ele geçirildiklerinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden her bir belge yönünden ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2018 tarihli ve 2015/8-395 Esas, 2018/34 Karar ile 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, takdir hakkının kullanılması ile hükmedilecek cezanın miktarı itibarıyla kişiselleştirme nedenlerinin uygulanması ihtimaline binaen gereğinin mahallinde takdir ve ifasına karar verilmiştir. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/437 Esas, 2023/434 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın çantasında, üzerine kendi fotoğrafı yapıştırılmış başkası adına düzenlenmiş bir nüfus cüzdanı ile bir sürücü belgesi aynı anda ele geçirilmiş; Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesi her belgeyi ayrı suç sayarak sanığı resmi belgede sahtecilikten iki kez 1 yıl 8 ay hapse mahkûm etmişti. İstinaf başvurusu süre yönünden reddedilerek kesinleşen hükümler, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemiyle 11. Ceza Dairesinin önüne geldi.
Hukuki İlke: Sahtecilik suçlarının hukuki konusu kamu güveni olduğundan mağdur toplumun tamamıdır; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararı uyarınca aynı suç işleme kararıyla aynı anda düzenlenen birden fazla sahte belge tek bir sahtecilik suçu oluşturur; belge sayısı ancak TCK 61. madde kapsamında temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınır. Değişik zamanlarda düzenleme kanıtlanırsa TCK 43 zincirleme suç hükümleri, farklı suç kararı varsa ayrı suçlar gündeme gelir.
Uygulama Sonucu: Daire kanun yararına bozma istemini kabul edip iki ayrı mahkûmiyet kurulmasını Kanun'a aykırı bularak hükmü bozdu; belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair delil bulunmadığı ve aynı anda ele geçirildikleri için tek suçtan hüküm kurulması gerekiyordu, cezanın kişiselleştirilmesi ihtimali nedeniyle gereği mahkemesine bırakıldı.
Dava Strateji Notu: Üzerinde aynı kişinin fotoğrafı bulunan birden çok sahte kimlik/ehliyet aynı aramada ele geçmişse, savunma her belgenin ayrı suç sayılmasına derhal itiraz etmeli ve belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğinin iddia makamınca kanıtlanamadığını vurgulamalıdır. İstinaf süresi kaçırılmış olsa bile bu içtihada dayalı KYB başvurusu, mükerrer mahkûmiyeti tek suça indirtebilir.