Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5806 E. , 2026/117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2402 E., 2025/4276 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEB
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5806 E. , 2026/117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2402 E., 2025/4276 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/265 Esas, 2022/631 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli ve 2023/34 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2023/323 Esas, 2023/481 Karar sayılı kararı ile Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2023 tarihli ve 2023/204 Esas, 2023/648 Karar sayılı kararı sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 157/1, 52/2 ve 53. maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 20.12.2024 tarihli ve 2024/558 Esas, 2024/1154 Karar sayılı kararı ile "sanığın kendisini Astsubay olarak tanıtmış olması nedeniyle eylemin TCK'nın 158/1-L Maddesine uyduğu, katılana karşı sergilenen yeni hilelerle farklı zamanlarda menfaat temin edilmiş olması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu, 10/06/19 42... -16 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/05/2017 tarih ve 2014/469 Esas - 2017/260 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere merci tayini kararları kesin olup, görev konusunun tekrar değerlendirme konusu yapılamayacağı, bu durumda Asliye Ceza Mahkemesince atılı eylem nedeniyle sanığa ek savunma hakkı da verilerek TCK'nın 158/1-L ve 43/1. Maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiği" gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2025 tarihli ve 2025/39 Esas, 2025/375 Karar sayılı kararı sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-(l), 43/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-(l), 43/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri gereğince 9 yıl hapis ve 1.650.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ihtilafın hukuki nitelikte olduğuna, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, zarar miktarının yanlış belirlendiğine, ilişkindir. 2. Sanığın Temyiz İstemi Atılı suçu işlemediğine ilişkindir. 3. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Temel ceza belirlenirken ve zincirleme suç hükümleri uygulanırken üst sınırdan belirleme yapılması gerektiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 22.09.2025 tarihli kararında katılan vekili ile sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kendisini astsubay olarak tanıtan sanık, katılana farklı zamanlarda yeni hilelerle menfaat temin etmiştir. Dosya, Asliye Ceza ile Ağır Ceza Mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığının merci tayiniyle çözülmesinin ardından basit dolandırıcılıktan 3 yıl hapisle sonuçlanmış; istinaf, eylemin TCK 158/1-l kapsamında olduğu ve zincirleme suç koşullarının oluştuğu gerekçesiyle bozmuş, nihayetinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi mahkumiyeti kaldırıp kendisi 9 yıl hapis ve 1.650.000 TL adli para cezasına hükmetmiştir.
Hukuki İlke: Merci tayini kararları kesindir ve görev konusu sonradan yeniden tartışılamaz; ayrıca kendisini astsubay olarak tanıtarak aynı katılana farklı zamanlarda yeni hilelerle menfaat sağlama, TCK 158/1-l kapsamındaki nitelikli dolandırıcılığın zincirleme biçimde (TCK 43/1) işlenmesidir ve suç vasfı ağırlaştıran bu değişiklikte sanığa ek savunma hakkı tanınması gerekir.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması: Suç vasfının nitelikli dolandırıcılık olarak belirlenmesi ve temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini orantılılık ilkesine uygun bulunduğundan 9 yıllık hapis cezası kesinleşmiştir.
Dava Strateji Notu: İstinaf aşamasında suç vasfının basit dolandırıcılıktan nitelikliye dönmesi cezayı 3 yıldan 9 yıla çıkarabilmektedir; savunma, asker veya kamu görevlisi kimliği kullanıldığı iddialarında vasıf tartışmasını en baştan ciddiye almalıdır. Görevsizlik itirazına yatırım yapmak ise merci tayini kesinleştikten sonra tamamen sonuçsuz kalır.