Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/5822 E. , 2026/1289 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3460 E., 2025/2632 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü te
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/5822 E. , 2026/1289 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3460 E., 2025/2632 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilip sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2025 tarihli ve 2024/241 Esas, 2025/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d, 52/2-4, 58/2-6-7. ve 53. maddesi uyarınca 7 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Ceza Dairesinin, 06.10.2025 tarihli ve 2025/3460 Esas, 2025/2632 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili, sanık ve müdafi ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafi temyiz talebinde, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, sanığın atılı suçu işlemediğini, sanığın cezalandırılmasına yeterli kesin ve her türlü şüpheden uzak delil olmadan mahkumiyet hükmü kurulduğunu, bu şekilde tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesini talep etmiştir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Ceza Dairesinin, yukarıdaki tarih ve sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanığı TCK 158/1-d kapsamındaki nitelikli dolandırıcılıktan 7 yıl hapis ve 24 taksitle tahsil edilecek 60.000 TL adli para cezasına mahkum etmiş, ayrıca tekerrür hükümlerini uygulamıştır. Katılan vekili, sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları esastan reddedilmiş; sanık müdafii eksik inceleme ve delil yetersizliği iddiasıyla temyize gitmiştir.
Hukuki İlke: Toplanan delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin kesin verilerle saptandığı ve suç vasfı ile yaptırımın doğru belirlendiği hükümlerde, soyut eksik inceleme iddiası CMK 289/1 kapsamında bir hukuka aykırılık oluşturmaz; duruşmalı inceleme talebi de CMK 299/1 uyarınca reddedilebilir.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması: Vicdani kanaatin dosyadaki belge ve bilgilerle uyumlu kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından CMK 302/1 gereği oy birliğiyle onama kararı verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Tekerrür hükümlerinin de uygulandığı bu onama, sabıkalı faillerin nitelikli dolandırıcılıkta hem uzun hapis hem de ağırlaştırılmış infaz rejimiyle karşılaştığını göstermektedir. Müdafiin yalnızca şüpheden yararlanma ilkesine dayanan genel temyiz sebepleri, delil zincirindeki somut boşluklar gösterilmedikçe sonuç vermemektedir.