İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/5872 Karar: 2026/1626 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/5872 K.2026/1626

11. Ceza Dairesi 2025/5872 E. , 2026/1626 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/147 E., 2020/258 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında b

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/5872 E. , 2026/1626 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/147 E., 2020/258 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında b

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/5872 E. , 2026/1626 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/147 E., 2020/258 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suç tarihinde ... Devlet Hastanesine bağlı... Semt Polikliniğinde evrak şefi olarak görev yapan sanık ... ile gözlük satış mağazası sahibi olan sanık ...‘ın, iştirak halinde sanık ... tarafından poliklinik sıra numarası almak bahanesiyle temin edilen ..., ... ve ...‘ye ait sağlık karnelerine, sağlık karnesi sahiplerinin bilgi ve rızaları dışında, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen doktor ...‘yi yanıltmak suretiyle muayene ettirdikleri başka şahıslara ait gözlük reçetelerini yazdırmak şeklinde gerçekleştiği iddia olunan sahtecilik eyleminin sübutu halinde, suça konu belgelerin sanık ...'in görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu belgelerden olmaması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçuna vücut vereceği belirlenerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarının, 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 257/1. maddelerindeki cezalarının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 18.07.2006 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiğinin Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğu; her ne kadar sanıklardan ...'in UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 15.08.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmış ise de, Dairemizce de bu sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekeceği anlaşılmakla; Mahkemece sanık ... hakkında verilen düşme kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu değerlendirilerek, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Devlet hastanesine bağlı semt polikliniğinde evrak şefi olan sanık ile gözlükçü mağazası sahibi sanığın, poliklinik sıra numarası alma bahanesiyle temin ettikleri üç kişiye ait sağlık karnelerine, karne sahiplerinin bilgisi dışında ve doktoru yanıltarak başka şahıslara ait gözlük reçeteleri yazdırdıkları iddia edilmişti. Bozma üzerine yapılan yargılamada Ağır Ceza Mahkemesi, 18.07.2006 olan suç tarihinden itibaren olağanüstü zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davaları düşürdü; katılan vekili bu kararı temyiz etti.

Hukuki İlke: Evrak şefinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olmadığı sağlık karnesi ve reçeteler üzerindeki sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği olarak değil TCK 204/1 kapsamında değerlendirilir; bu vasıflandırmaya göre TCK 66/1-e ve 67/4'teki olağanüstü dava zamanaşımı süresi suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmişse davanın düşürülmesi zorunludur ve hükümden sonra ölen sanık bakımından da sonuç değişmez.

Uygulama Sonucu: Daire, düşme kararlarını yerinde bularak katılan vekilinin temyiz nedenlerini reddetti ve hükümleri onadı; hükümden sonra öldüğü MERNİS kaydıyla anlaşılan sanık yönünden de düşme kararının sonucu itibarıyla doğru olduğunu belirtti.

Dava Strateji Notu: Failin görevi gereği düzenleme yetkisi bulunmayan belgelerdeki sahteciliğin TCK 204/1'e çekilmesi, hem ceza aralığını hem zamanaşımı rejimini değiştirdiğinden savunmanın ilk hedefi bu vasıf tespiti olmalıdır; 2006 tarihli eylemin 2026'da zamanaşımından düşmesi bu stratejinin somut sonucudur. Katılan kurum açısından ise çok eski tarihli sahtecilik dosyalarında temyiz aşamasına gelindiğinde düşme neredeyse kaçınılmazdır; tazmin talepleri için hukuk yargısına yönelmek daha gerçekçidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla