Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/680 E. , 2025/11239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/427 E., 2023/662 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme net
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/680 E. , 2025/11239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/427 E., 2023/662 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2020/372 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararı ile, sanık ...'nın bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son, 158/3, 52, 53/1 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 6.900,00 adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2023/427 Esas, 2023/662 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ...'nın istinaf başvurusunu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık, suç vasfının TCK 157. madde kapsamında olduğunu, verilen cezanın haksız olduğunu, suç vasfının uzlaşma hükümlerine tabi olduğunu, suçun işlendiğine ilişkin kanıt olmadığı, kanaate göre hüküm kurulduğu, dosyada delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. III. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir. Somut olayda, yargılama sırasında sanığın kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince sanığa resen bir müdafi de tayin edilmediği, kendisine isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son bentleri uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa müdafii atanması sağlanıp yargılamasının yapılarak bundan sonra eylemlerinin ve hukuki durumlarının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu husus gözardı edilmesi, aynı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 04.12.2023 tarihli ve 2023/427 Esas, 2023/662 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı, bilişim sistemleri ile banka/kredi kurumlarının araç kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan 6 yıl hapisle mahkum etmiş, istinaf esastan reddedilmiştir. Yargılama boyunca sanığın seçtiği veya resen atanmış bir müdafii bulunmamıştır.
Hukuki İlke: Herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın zorunlu artırım gerektiren nitelikli hallerde cezanın alt sınırı beş yıldan fazlaysa, adil ve etkin yargılanma hakkı gereği sanığın istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafi atanması zorunludur; bu yapılmadan yargılama, CMK 289/1-h anlamında kesin hukuka aykırılık oluşturur.
Uygulama Sonucu: Sanığın temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması; çünkü üç veya daha fazla kişiyle işlenen ve alt sınırı beş yılı aşan nitelikli dolandırıcılıkta zorunlu müdafi atanmadan yargılama yapılması savunma hakkını ihlal etmiştir.
Dava Strateji Notu: Üç veya daha fazla kişiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık gibi alt sınırı beş yılı aşan suçlarda müvekkile zorunlu müdafi atanıp atanmadığı denetlenmeli; atanmamışsa bu, esasa girilmeden bozma sağlayan kesin hukuka aykırılık nedenidir.