İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/1661 Karar: 2025/7159 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1661 K.2025/7159

11. Ceza Dairesi 2025/1661 E. , 2025/7159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/59 E., 2015/180 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlg

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/1661 E. , 2025/7159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/59 E., 2015/180 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlg

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/1661 E. , 2025/7159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/59 E., 2015/180 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2013/59 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca (3 kez) neticeten 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 204/1, 43/1. maddeleri uyarınca (2 kez) neticeten 2 yıl 8 ay hapis ve (1 kez) 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2019/401 Esas, 2019/2153 Karar sayılı ilamıyla sanığın temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi suretiyle 08.10.2015 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 10.03.2025 tarihli ve 2025/671 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/33192 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/33192 sayılı sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13/06/2024 tarihli ve 2021/32479 esas, 2024/8227 karar sayılı ilamında ''...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uyarınca cezanın arttırılması gerektiği, somut olayda, sanığın aynı çek karnesine ait suç konusu çekleri düzenleyip katılan... ve mağdur ...'na farklı zamanlarda vermesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde işlenmiş tek resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında ayrı ayrı zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.'' şeklindeki açıklamalar gözetildiğinde, Dosya kapsamına göre, sanığın katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ü keşideci olarak göstermek suretiyle farklı tarihlerde ve bedellerde gerçeğe aykırı olarak düzenlediği bonolar ile katılanlar hakkında icra takibi başlatması eylemleri nedeniyle her bir katılana karşı ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, yukarıda izah edildiği üzere aynı suç işleme kararıyla değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulup, 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesine göre verilecek cezadan artırım yapılması gerekirken, her bir eylem müstakil suç kabul edilmek suretiyle sanığın birden fazla kez resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Kanun'un "Resmi belgede sahtecilik" başlıklı 204. maddesinin birinci fıkrası; "(1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Şeklindedir. 2. 5237 sayılı Kanun’un "Zincirleme suç" başlıklı 43. maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." Hükmü yer almaktadır. 3. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun'un "Kamu güvenine karşı suçlar" bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan "resmi belgede sahtecilik" suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın, katılanlar adına sahte keşideci imzası atarak bono tanzim etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; bonoların keşide ve icra takibine konu edildikleri tarihler de dikkate alındığında, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirildiği değerlendirilen eylemleri nedeniyle sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme şekilde tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, her bir katılana yönelik eylemlerine ilişkin olarak ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2013/59 Esas, 2015/180 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca, takdir hakkının kullanılması suretiyle yeni bir hüküm kurulması hususunda, gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla