Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/1648 E. , 2025/11859 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/527 Değişik İş SUÇ : Güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Batman Cumhuriyet Başsavcılığını
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/1648 E. , 2025/11859 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/527 Değişik İş SUÇ : Güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Batman Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.09.2023 tarihli ve 2022/13409 Soruşturma, 2023/6265 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Batman 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 31.01.2024 tarihli ve 2024/527 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 31.01.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 2024/13320 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32128 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32128 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun, "Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep" başlıklı 167/1. maddesinde yer alan "(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, müştekinin babası inceleme dışı şüpheli ... hakkında kanun yararına bozma talebinde bulunulmayarak yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'un, inceleme dışı şüpheli ...'ın kızı olduğu, şüpheli ...'ın kuyumcu olduğu, şüpheli ... ile ...'ın arkadaş oldukları, müşteki ...'ın 2018 yılında evlendiği ve aynı yıl yapılan düğünde hediye edilen altınlarını şüpheli ... ile birlikte giderek bahse konu iş yerinde şüpheli ...'ye emaneten teslim ettikleri, müştekinin 29/07/2022 tarihinde altınlarını şüpheli ...'den istemesine rağmen şüpheli ...'nin şüpheli ... ile görüşeceğini söyleyerek altınlarını iade etmediği, müşteki ...'ın el ürünü gibi düzenlenmiş ve üzerinde ''altınlarımı teslim aldım kartım evde kaldı" şeklinde el yazısı ve imza bulunan kağıdın fotoğrafını gönderdiğini belirterek şikayetçi olması üzerine, Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/09/2023 tarihli karar ile atılı suç için kamu davası açılmasına yönelik yeterli delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dosya kapsamında mevcut 11/07/2023 tarihli uzmanlık raporunda, ''altınlarımı teslim aldım kartım evde kaldı" şeklindeki yazının şüpheli ...'ye ait olduğu ancak atılı imzanın basit yapıda ve kolay tersimli imza olması sebebiyle müştekiye aidiyeti hususunda tespitin yapılamadığı, müşteki vekilinin itiraz dilekçesinde sunmuş olduğu müştekinin, amcası Bedrettin Korkmaz ile olduğunu iddia ettiği WhatsApp mesaj içeriklerinde müştekinin altınlarının verilmediğine dair yazışmaların bulunduğu, dolayısıyla şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, bu şekilde tüm delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un, karar tarihinde yürürlükte bulunan “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Batman Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.09.2023 tarihli ve 2022/13409 Soruşturma, 2023/6265 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, şikâyetçiye vekiline e-tebligat yoluyla 20.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve bu karara karşı 17.01.2024 tarihli dilekçeyle itiraz edilmesi üzerine, Batman 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 31.01.2024 tarihli ve 2024/527 Değişik İş sayılı kararı ile dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği belirlenmiş ise de; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçi vekiline usûlüne uygun olarak tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde itiraz hakkının kullanılmadığı belirlendiğinden, merci tarafından itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, bu kararın sonucu itibarıyla doğru olduğu değerlendirilerek, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.