İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/688 Karar: 2025/3854 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/688 K.2025/3854

11. Ceza Dairesi 2025/688 E. , 2025/3854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/688 E. , 2025/3854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/688 E. , 2025/3854 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında atılı suçtan verilen beraat kararına yönelik istinaf incelemesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince hükmün bozulmasından sonra anılan karara direnme yetkisi olmayıp kanunen uyma zorunluluğu bulunan İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d ve 52/2-4 maddeleri uyarınca neticeten hükmolunan 5 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyete ilişkin hükmün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince sübut yönünden bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde verilen kararların İlk Derece Mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü hâlinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı anlaşıldığından, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan mahkûmiyet hükmünün temyizi kabil olduğu kabul edilerek yapılan ön inceleme neticesinde; Temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olan ve hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan ... vekiline tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı, söz konusu eksikliğin giderilmesi amacıyla inceleme konusu gerekçeli kararın adı geçen katılan vekiline tebliğ edilmiş olması durumunda buna ilişkin tebligat parçasının dosyasına eklenmesi, aksi hâlde gerekçeli kararın usûlüne uygun şekilde katılan ... vekiline, vekâlet sözleşmesinin son bulmuş olması durumunda ise asile tebliği ile tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İlk derece mahkemesi sanığı kamu kurum ve kuruluşlarının araç kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan beraat ettirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bu beraati bozmuş, mahkeme uyma zorunluluğu nedeniyle sanığı 5 yıl hapis ve adli para cezasına mahkum etmiştir. Katılan vekiline gerekçeli kararın tebliğ edildiğine dair belge dosyada bulunamamıştır.

Hukuki İlke: Bölge Adliye Mahkemesi sübut yönünden bozma kararı veremez; bu tür kararlar istinaf başvurusu üzerine kendisinin vermesi gereken kararlar olduğundan, uyma zorunluluğuyla ilk derece mahkemesince kurulan hüküm gerçekte Bölge Adliye Mahkemesi kararı niteliğindedir ve tarafların temyiz hakkı korunmalıdır.

Uygulama Sonucu: Dosyanın, katılan vekiline gerekçeli kararın tebliği ve temyiz hakkının kullandırılması için iadesi; çünkü tebligat eksikliği giderilmeden temyiz incelemesi yapılamaz.

Dava Strateji Notu: Bölge Adliye Mahkemesi beraati sübut yönünden bozup mahkumiyete zorluyorsa, ortaya çıkan hüküm istinaf mahkemesi kararı sayılır ve temyize açıktır; ayrıca katılan/taraf vekiline tebligat yapılmadan hüküm kesinleştirilemez.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla