Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/723 E. , 2025/3502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/583 E., 2024/729 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İadesi talep edilen ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihinde yürürlükte buluna
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/723 E. , 2025/3502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/583 E., 2024/729 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İadesi talep edilen ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihinde yürürlükte bulunan 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) 18/4. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 285. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; İadesi talep edilen müdafinin, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin talebinin, koşullarının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, temyiz incelemesi duruşmasız olarak yapılmakla, gereği düşünüldü: T.C. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün, 07.02.2018 tarihli ve E.81016607-4-1-YU-235-2015-E.2793/14892 sayılı yazısı ile ekindeki belgelere göre; "dolandırıcılık" suçundan aranan İran İslam Cumhuriyeti vatandaşı, 06.09.1976 doğumlu ...'ın talep eden devlet yetkili adli makamlarınca hakkında hükmedilen hapis cezasının infazı amacıyla iadesi talebinin kabul edilebilir olduğuna dair karara ilişkin olarak, 6706 sayılı Kanun ile 03.02.2010 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ve İran İslam Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adlî İşbirliği Anlaşması hükümleri uyarınca yapılan incelemede; 1. 6706 sayılı Kanun'un "İadenin kabul edilemeyeceği haller" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca, iade talebine esas teşkil eden fiilin Türkiye'nin yargılama yetkisine giren bir suç olması halinde talebin kabul edilemeyeceğinin hükme bağlandığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 8/1. maddesinin, "Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır.", 6706 sayılı Kanun'un 18/2. maddesinin, "Talep eden devlet tarafından gönderilen belgelerin yeterli görülmemesi hâlinde mahkeme, uygun bir süre içinde ek bilgi ve belgelerin gönderilmesini isteyebilir.", 03.02.2010 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ve İran İslam Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adlî İşbirliği Anlaşması'nın 36. maddesinin, "Bir kararın infazı amacıyla vaki geri verme talebine, kesinleşmiş mahkeme kararının aslına uygun bulunduğu tasdik edilmiş bir sureti ile suçun tavsifine göre uygulanan kanun hükmünün tam metni eklenecektir...Talep edilen Taraf, sağlanan bilginin yeterli olmadığı kanaatinde ise, belirleyeceği makul bir süre içinde ek bilgi temin edilmesini talep edebilir." şeklinde olduğunun, dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, iadesi talep edilenin suç tarihlerinde Türkiye'de bulunduğunun ve iade konusu suçun bir bölümünün Türkiye'de işlenmiş olduğundan bahsedildiğinin anlaşılması karşısında; iadeye konu suçun Türkiye'de işlenmiş sayılıp sayılamayacağının tespiti bakımından, iade talebine esas yargılamaya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya celp edilmesi, iade talepnamesinin düzenlendiği tarih ile birlikte aradan geçen süre de dikkate alınarak, talebin devam edip etmediği de sorulmak suretiyle, İran İslam Cumhuriyetinden ek bilgi ve belge talebinde bulunulması ile iade talebine konu suçun Türkiye'de işlenmiş sayılıp sayılmayacağı ve aynı konuda Ülkemizde devam eden bir soruşturma/kovuşturma bulunup bulunmadığının ortaya konulmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde hüküm kurulması, 2. Anayasa'nın 38 ve 6706 sayılı Kanun'un "İadenin kabul edilemeyeceği haller" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın getirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere bir Türk Vatandaşının yargılanmak üzere yabancı ülkeye iadesinin mümkün olmadığı, İkili Anlaşma'nın 35/1-a. maddesi gereğince iadesi talep olunan kişinin ilgili ülkenin vatandaşı olması halinde iade talebinin kabul edilemeyeceğinin belirtildiği, yine 6706 sayılı Kanun'un 11/4. maddesindeki; "İadesi talep edilen kişinin, talep tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olması, uzun zamandan beri Türkiye’de bulunuyor olması veya evli bulunması gibi kişisel hâlleri nedeniyle, iadenin kişinin kendisini veya ailesini, fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur edecek olması durumunda iade talebi kabul edilmeyebilir." şeklindeki düzenlemelere göre, iadesi talep edilenin uzun yıllardır ailesi ile birlikte Türkiye'de yaşadığını ve Türk Vatandaşlığına geçme hususunda müracaatının bulunduğunu bildirmesi karşısında; iadesi talep edilenin Türk vatandaşlığına geçme hususunda herhangi bir müracaatının bulunup bulunmadığı sorulup, ailevi ve kişisel durumu ile alakalı da araştırma yapıldıktan sonra, belirtilen düzenlemeler uyarınca yeniden bir değerlendirme yapılmak suretiyle iade talebinin kabul edilebilir olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Kabule göre de; a. 6706 sayılı Kanun’un 10/4. maddesinde; "kişinin iadesi halinde, ancak iade kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabileceği veya mahkûm olduğu cezanın infaz edilebileceğinin" hüküm altına alındığı, İkili Anlaşma'nın 42. maddesinde düzenlenen hususilik kuralına göre de, talep eden İran İslam Cumhuriyeti tarafından adı geçenin iade edilmesi halinde başka suçlardan dolayı yargılanmayacağı ya da mahkûm olduğu cezanın infaz edilmeyeceği hususunda taahhütte bulunulmadığı anlaşıldığından; hükümde, 6706 sayılı Kanun’un 10/4. maddesi ile 03.02.2010 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ve İran İslam Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adlî İşbirliği Anlaşması'nın 42. maddesi uyarınca, kişinin iadesi halinde ancak iade kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabileceği ya da mahkûm olduğu cezanın infaz edilebileceği hususu belirtilmeden karar verilmesi, b. Gerekçeli karar başlığında "İran İslam Cumhuriyeti" olan suç yerinin, "Ankara/Merkez" şeklinde yanlış yazılması, Yasaya aykırı, iadesi talep edilen müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İran vatandaşı hakkında, İran'da hükmedilen hapis cezasının infazı amacıyla yapılan iade talebi Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilebilir bulunmuştur. Daire, iadeye konu suçun bir bölümünün Türkiye'de işlenmiş olabileceğine, iadesi talep edilenin ailesiyle uzun yıllardır Türkiye'de yaşadığına ve hususilik kuralına ilişkin eksiklikleri incelemiştir.
Hukuki İlke: 5237 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca fiil kısmen Türkiye'de işlenmişse suç Türkiye'de işlenmiş sayılır ve 6706 sayılı Kanun'un 11/1-c-4 hükmü gereği Türkiye'nin yargı yetkisine giren suçta iade kabul edilemez; ayrıca 11/4 kapsamında ailevi/kişisel durum ve 10/4 hususilik kuralı araştırılmadan iade kararı verilemez.
Uygulama Sonucu: Hüküm, eksik araştırma ve inceleme nedeniyle 302/2 uyarınca bozulmuştur; suçun Türkiye'de işlenip işlenmediği ve kişisel haller değerlendirilmeden karar verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: İade yargılamasında müdafi, suçun kısmen Türkiye'de işlendiğini ve müvekkilin Türkiye'deki aile-ikamet bağını ileri sürerek iadeyi engelleyebilir; bu araştırmaların yapılmaması güçlü bir bozma nedenidir.