İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/736 Karar: 2025/12654 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/736 K.2025/12654

11. Ceza Dairesi 2025/736 E. , 2025/12654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYILARI : 2023/357 Değişik İş, 2023/470 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ka

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/736 E. , 2025/12654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYILARI : 2023/357 Değişik İş, 2023/470 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ka

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/736 E. , 2025/12654 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYILARI : 2023/357 Değişik İş, 2023/470 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARARLAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2023 tarihli ve 2021/5110 Soruşturma, 2023/297 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.02.2023 tarihli ve 2023/357 Değişik İş sayılı kararı ile şikâyetçi vekili Av. ... tarafından aynı karara 27.02.2023 tarihli dilekçeyle yeniden itiraz edilmesi sonrası, merci Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 28.02.2023 tarihli ve 2023/470 Değişik İş sayılı itirazın reddi kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihleri olan 16.02.2023 ve 28.02.2023'de kesinleştikleri belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2023/15703 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16527 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16527 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin 16/02/2023 tarihli ve 2023/357 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, müşteki ile şüphelinin kardeş olduğu, ikili arasında 30 yıllık adi iş ilişkisi bulunduğu ve 9 Kasım 2020 tarihinde aralarında yaptıkları sözleşme ile tanık huzurunda sona erdiği, müşteki aleyhine Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/50 değişik iş sayılı kararı ile ihtiyati hacze konu 15/06/2021 düzenleme tarihli 3.500.000,00 Türk Lirası bedelli senedin şüpheli tarafından müştekinin imzası taklit edilerek doldurulduğu iddiası üzerine başlatılan soruşturmada, 24/12/2021 tarihli uzmanlık raporunda, söz konusu borçlu imzalarının, mevcut mukayese imzalarına atfen, ... ve ...'nün elinden çıkıp çıkmadığı hususunda herhangi bir kanaat beyan edilmesi mümkün olmadığının belirtildiği, 22/12/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda, inceme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ...'nün mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız,ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nün eli ürünü olduğunun belirtildiği, müştekinin başvurusu üzerine 02/08/2022 tarihli Bilimsel Uzman Mütalaasında, inceleme konusu borçlusu ..., alacaklısı ... olan 15/06/2021 tanzim, 01/10/2021 ödeme günlü, 3.500.000 Türk Lirası bedelli senet renkli fotokopisinde ... adına atfen 2 (iki) adet imzanın ... tarafından teşkil edilmemiş oldukları, ... eli ürünü olmadıkları, söz konusu inceleme konusu 2 (iki) adet imzanın ... imzalarına benzetilmeye çalışılarak takliden teşkil edilmiş olduklarının belirtildiği, yine kanun yararına bozma dilekçesi ekinde ibraz edilen Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 18/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda da söz konusu imzaların ...'ye ait olmadığının tespit edilmesi karşısında; raporlar arasında yer alan çelişkinin giderilmesi amacıyla uzman bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan yeniden rapor tanzim edilmesi gerektiği, müşteki tarafından şüpheli aleyhine açıldığı belirtilen Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/232 esas sayılı tespit davasının dosyanın celp edilerek incelenmesi ve sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, 2-Tavşanlı Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/02/2023 tarihli ve 2023/470 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 24/01/2023 tarihli ve 2021/5110 soruşturma, 2023/297 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı müşteki vekili Avukat ...tarafından 14/02/2023 tarihinde itiraz edilmesi üzerine, Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin 16/02/2023 tarihli ve 2023/357 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, akabinde anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı bu kez müştekinin diğer vekili olan Avukat Ayşe Üstünel Dağdelen tarafından 27/02/2023 tarihinde itiraz edilmesi üzerine inceleme konusu mercii kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ise de, aynı karara yönelik müştekinin diğer vekili tarafından yapılan itiraz üzerine verilen kararın hukuki değerden yoksun olduğu, bu nedenle merciince itiraz konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; a) (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yönünden: Şikayetçi ile şüphelinin kardeş olduklarının, aralarında uzun yıllardır devam eden iş ilişkisinin 09.11.2020 tarihinde sona erdiğinin ve bu tarihten sonra iletişimlerinin sınırlı olduğunun, şüphelinin bilgi ve rızası dışında sahte olarak kendi namına tanzim ettiği keşidecisi şikâyetçi olan 15.06.2021 keşide ve 01.10.2021 vade tarihli, 3.500,000,00 TL bedelli bonoyu, Tavşanlı İcra Müdürlüğünün 2021/3534 sayılı dosyası kapsamında şikâyetçi aleyhine icra takibine konu ettiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 22.12.2022 tarihli raporu esas alınarak, "...senet üzerine yapılan incelemeler neticesinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 22/12/2022 tarihli raporda; inceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile müşteki ...'nün mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nün eli ürünü olduğu, senet ön yüzündeki "..." isim yazısı ile ...'nün mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu "..." isim yazısının ...'nün eli ürünü olduğu, inceleme konusu senet ön yüzündeki diğer yazılar ile ... ve ...'nün mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ... ve ...'nün eli ürünü olmadığı hususlarının bildirildiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; senet üzerine yer alan borçlu imzasının müşteki tarafından atıldığının sabit olduğu, şüphelinin savunmasının aksine, soruşturmaya konu senette müştekinin imzasını taklit ederek sahtecilik yapmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin soyut iddia dışında dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığı..." şeklindeki gerekçeyle 24.01.2023 tarihli ve 2021/5110 Soruşturma, 2023/297 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; taraflar arasındaki soruşturma konusu bonodan kaynaklanan tüm icra/hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, bu yargılamalar sırasında temin edilen bilirkişi raporları başta olmak üzere, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, temin edilen tüm bilirkişi raporları ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinin 22.12.2022 tarihli bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi bakımından 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan yeni bir bilirkişi raporu aldırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. b) (2) numaralı kanun yararına bozma istemi yönünden: Şüpheli hakkında verilen, Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2023 tarihli ve 2021/5110 Soruşturma, 2023/297 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının şikâyetçi vekillerine tebliğine müteakip, ilk olarak şikâyetçi vekili Av. ...tarafından 14.02.2023 tarihli dilekçeyle karara itiraz edilmesi üzerine, merci Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.02.2023 tarihli ve 2023/357 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, devamında bu kez şikâyetçi vekili Av. ....tarafından aynı karara yönelik 27.02.2023 tarihli dilekçeyle itiraz edilmesi sonrası, merci Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/470 Değişik İş sayılı kararı ile ikinci kez itirazın reddine karar verildiği belirlenmiş ise de; Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.02.2023 tarihli ve 2023/357 Değişik İş sayılı kararı ile şikâyetçi vekili Av. ...'nün itirazının reddine karar verildikten sonra, aynı karara yönelik şikâyetçinin diğer vekili olan Av. ...'in itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 28.02.2023 tarihli ve 2023/470 Değişik İş sayılı itirazın reddi kararı Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tavşanlı Sulh Ceza Hakimliğinin, 16.02.2023 tarihli ve 2023/357 Değişik İş ile 28.02.2023 tarihli ve 2023/470 Değişik İş sayılı kararlarının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla