Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/75 E. , 2025/1734 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3247 E., 2024/2232 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edile
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/75 E. , 2025/1734 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3247 E., 2024/2232 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Küçükçekmece 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2024 gün ve 2024/179 Esas, 2024/426 Karar sayılı kararıyla snaık hakkında nitleikli dolandııcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 158/1-L,158/1-d, 43/2 yollamasıyla 43/1,52,52/4,53,63. maddeleri uyarınca 10 yıl 8 ay hapis ve 7.200.000 TL adli para cezası ile cezalandırması ve hak yoksunluklarına ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 11.11.2024 tarihli ve 2024/3247 Esas, 2024/2232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz talebi; savunma hakkının kısıtlandığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz talebi; menfaat miktarının çokluğu, aynı hile içerisinde iki farklı katılanın zarara uğratılması karşısında ceza miktarının az olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık ve katılanlar vekilnin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Olay günü Göç idaresinden olduğunu söyleyen kişilerce aranan katılan ...'in Azerbaycan uyruklu karısı ... ve o sırada onlar ile kalan annesi ...'nın telefon numaralarını aldığı ve katılan ...'yı arayarak İstanbul Emniyetinden polis olarak tanıtıp katılanların suça karıştıklarına ve vatandaşlık başvurusu yaptıkları belgelerin sahte olduğuna inandırıp katılan ...'nın evden çıkmasını ve adliyeye gitmesini, Mit takibinde olduğunu söylediği, diğer katılan ...'yı arayarak ise isimlerinin suça karıştığını soruşturma olduğunu eve polis göndereceklerine inandırıp eve gelen sanığa elden kendisine ait olan 14 ve 18 ayar 10 adet zincir kolye, 1 adet 14 ayar alyans , 6 adet pırlanta taşlı yüzük, 14 ve 18 ayar 5 adet altın bilezik , 300 gram 24 ayar has altın, annesi olan diğer katılan ...'ya ait 1adet altın saat , 3 adet 14 ayar altın bileklik, 6 adet 14 ayar küpe , 10.000 EURO , 40.000 DOLAR ve 350 İNGİLİZ POUND' unu (2.380.669,83 TL) elden teslim ettiği iddia olunan olayda; her iki katılanın telefonla aranarak hileye maruz kalması ve katılan ...'ya ait altınlar ile birlikte katılan ...'ya ait altın ve yabancı paraların verilmiş olması karşısında her iki katılanın ayrı ayrı zarar görmeleri neticesinde sanığın eyleminin zincirleme şekilde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında hüküm kurulurken TCK 43/2 yollamasıyla 43/1 maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiği gözardı edilerek eksik ceza tayini ile eylemde kamu kurumunun maddi varlığının kullanılmamış olması dikkate alınarak TCK 158/1-d maddesinin uygulama alanı bulunmamasına rağmen bu maddenin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kucukcekmece 3. Agir Ceza Mahkemesi, kendini polis/Goç Idaresi gorevlisi olarak tanitan sanigin iki katilani telefonla arayip korkutarak altin, doviz ve ziynet esyasini elden aldigi olayda mahkumiyet kurmus; Bolge Adliye Mahkemesi hukmu duzeltilerek esastan reddetmistir.
Hukuki İlke: Iki ayri katilanin ayni hile içinde ayri ayri zarara ugratilmasi zincirleme suç olusturur ve TCK 43/2 yollamasiyla 43/1 uyarinca artirim gerektirir; kamu kurumunun maddi varliginin fiilen kullanilmadigi hallerde TCK 158/1-d nitelikli hali uygulanamaz.
Uygulama Sonucu: Zincirleme artirimin yapilmamasi ve 158/1-d'nin yerinde olmayan uygulanmasi nedeniyle huküm CMK 302/2 uyarinca bozulmustur.
Dava Strateji Notu: Birden fazla magduru olan telefon dolandiriciliginda zincirleme suç savunmasi hem lehe hem aleyhe kullanilabilir; kamu gorevlisi susu verilse de kurumun maddi varligi (arac, belge) fiilen kullanilmadiysa 158/1-d nitelikli halinin uygulanmasina itiraz edilebilir.