Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/759 E. , 2025/12297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/4966 Değişik iş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR :Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapıl
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/759 E. , 2025/12297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/4966 Değişik iş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR :Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2024 tarihli ve 2023/28861 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.07.2024 tarihli ve 2024/4966 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 17.07.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/31977 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11163 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11163 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, şikayete konu .../Antalya şubesine ait 07/01/2023 tarihli ve 150.000,00 Türk lirası bedelli çekin, kaybolması nedeniyle çek sahibi şirket tarafından ödemeden men kararı aldırılmasına rağmen tedavüle sokularak müştekilerin zarara uğraması nedeniyle yapılan soruşturma işlemleri sonunda, şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Anılan çekin arka yüzünün incelenmesinde, ikinci cirantanın şüphelilerden ...'in yetkilisi olduğu Kps Reklam Matbaa Kırtasiye Tekstil Medikal Gıda Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi, üçüncü cirantanın hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2024 tarihli ve 2024/21681 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açılan ... isimli şahsın, dördüncü cirantanın ... ve son cirantanın ... olduğu, İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürülüğünün 14/09/2023 tarihli raporu ile çekin orijinal olduğu, yine 04/03/2024 tarihli, bilirkişi raporu ile yapılan yazı ve imza incelemesi neticesinde çekte yer alan yazı ve imzaların ..., ... ve ...'e ait benzerlikler bulunduğunun belirtilmesi karşısında, hakkında yargılaması devam etmekte olan sanık ... ile şüpheliler arasındaki hukuki ilişkinin aydınlatılması ve çekin tedavüle sokulması ve taraflar arasında çekin ciro edilmesi sebeplerinin araştırılması gerektiği, Kaldı ki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2024 tarihli iddianamesi ile de tek bir şüpheli hakkında kamu davası açılmasına rağmen şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmek suretiyle resmi belge hükmündeki çeki tedavüle çıkartarak resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri ve maddi menfaat temin ettikleri yönünde kabulün de olduğu, dolayısıyla mevcut delillerin şüpheliler hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; keşideci tarafından ticari ilişkiye istinaden şikayetçi ... Teknolojik Pompa ve Hidrofor Sistemleri Ltd.Şti.ne kargo yolu ile gönderilen çekin çalınmasını müteakip, şikayetçi şirket adına sahte ciro atılmak suretiyle piyasaya sürüldüğü iddiasına yönelik başlatılan soruşturmada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/28861 Soruşturma sayılı dosyasında,"...şüpheli savunmaları ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda, sahte çek ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında ..., ... ve ...'in çeki sahte olarak tanzim ettiklerine, çekin çalıntı veya sahte olduğunu bilerek tedavüle koyarak ödeme aracı olarak kullandıklarına dair haklarında kamu davası açılabilmesi için yeterli somut delil bulunmadığı..." denilmek suretiyle bu şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, şüpheli ... hakkında ise "...şüphelinin, müşteki ... ...'ın yetkilisi olduğu ... ... Müh. Isıt. Soğ. Mek. Tes. Taah. İhr. Ve İth. Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilen çeki bir şekilde ele geçirerek ... Teknolojik Pompa ve Hidrafor Sistemleri Ticaret ve Sanayi ve Kps Reklam Matbaa Kırtasiye Tekstil Medikal Gıda Temizlik San. Tic. Ltd. Şti. adına bilgi ve rızaları dışında adlarına imza etmek ve müştekilerden ...'e vermek suretiyle piyasaya sürdüğü, şüpheli ... her ne kadar senetle bir ilgisinin bulunmadığını beyan beyan etmiş ise de, 04/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında, çekin arka yüzündeki üçüncü ciroya ait ‘...’ isim-soy isim yazısı ve bu kişiye atfen atılmış olan imzanın, karşılaştırma belgelerindeki yazı ve imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan uygunluk ve benzerliklere nazaran şüpheli ...’in eli ürünü olduğu belirtilmesi karşısında şüphelinin savunmasının suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu..." gerekçesiyle iddianame tanzim edildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2024 tarihli ve 2023/28861 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile merci İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.07.2024 tarihli ve 2024/4966 Değişik İş sayılı kararında, verildikleri tarih itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği, bununla birlikte; sanık ... hakkında devam eden yargılamada alınan beyanlar ile dava dosyasına giren bilgi ve belgeler doğrultusunda, haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen şüpheliler yönünden kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni deliller elde edilmesi durumunda, her bir şüpheli yönünden ayrı ayrı yapılacak değerlendirme sonucu 5271 sayılı Kanun'un 172/2. maddesi uyarınca Sulh Ceza Hâkimliğinden karar alınarak gereğinin takdir ve ifası yoluna gidilebileceği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.