Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/737 E. , 2025/11398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/603 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.1
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/737 E. , 2025/11398 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/603 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2023 tarihli ve 2023/7891 Soruşturma, 2023/4492 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Çarşamba Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.02.2024 tarihli ve 2024/603 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.02.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/11864 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/13277 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/13277 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, meçhul şüpheli hakkında başlatılan soruşturmada Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma konusu olayın basit yalan niteliğinde olduğu ve basit bir araştırmayla gerçeğin ortaya çıkabileceği, bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; Müştekinin Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde; cep telefonundan tanımadığı kişilerce aranarak kendisine ilaç siparişi vermiş olduğu ve ilacın adresine gönderildiği ancak bu ilaçları teslim almadığı ve bu sebeple müştekinin kendilerine 15.700,00 Türk lirası borcu olduğunun söylendiğini, kendisinin böyle bir sipariş vermediğini söylemesi üzerine ertesi gün tekrar arayarak borcunu ödememesi halinde hakkında 42.000,00 Türk lirası miktarında icra takibi başlatılacağını belirttikleri, bunun üzerine mesaj yoluyla ilettikleri ...'a ait TR...05 iban numaralı hesaba 15.700 TL gönderdiği, buna ilişkin ... Bankası 21/11/2023 tarihli ve ... sayılı dekontu dosyaya sunarak kendisini dolandıran kişilerden şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmış olup, ... Bankasının 21/11/2023 tarihli ve ... sayılı dekontunda alıcının ... olduğunun görülmesi karşısında, ... isimli kişinin ifadesine başvurularak sonucuna göre tespit edilecek şüpheli/şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçiyi, 0 535 (...) (..) (..) ve 0 212 (...) (..) (..) numaralı telefonlardan arayan kişi/kişilerin, sipariş verdiği ilaçlar kargo ile adresine gönderilmesine rağmen teslim almadığı için borcu olduğunu, bu borcu ödememesi halinde hakkında icra takibi yapılacağını söylemeleri üzerine, şikâyetçinin kendisine bildirilen hesap numarasına 15.700,00 TL yatırdığının, bir süre sonra dolandırıldığını anladığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; bahse konu telefon hatlarının ve şikâyetçi tarafından paranın gönderildiği hesap sahibinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, ilgili bankadan paranın yatırıldığı hesaba ait hesap hareketlerinin temin edilmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için şüphelinin hileli hareketlerle bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerektiği, hilenin nitelikli yalan olduğu, sergileniş açısından ustaca olması ve denetime imkan bırakmaması gerektiği, soruşturma konusu olayın basit yalan niteliğinde olduğu ve basit bir araştırmayla gerçeğin ortaya çıkabileceği böylece dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çarşamba Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.02.2024 tarihli ve 2024/603 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Müşteki, tanımadığı kişilerce aranıp sipariş etmediği ilaç bedeli borcu olduğu ve ödemezse hakkında icra takibi başlatılacağı söylenmesi üzerine, bildirilen IBAN'a 15.700 TL göndermiş ve dekontu ibraz ederek şikayetçi olmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı olayı basit yalan sayıp dolandırıcılık unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, itiraz reddedilmiştir.
Hukuki İlke: 5271 sayılı Kanun'un 160, 172 ve 173. maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısı gerçeği araştırma görevini yerine getirmeden karar veremez; paranın gönderildiği hesabın sahibi tespit edilip ifadesi alınmadan 'basit yalan' gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar eksik soruşturmaya dayanır ve itiraz mercii soruşturmanın genişletilmesine karar vermelidir.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek Sulh Ceza Hakimliğinin itirazın reddi kararı 309/3 uyarınca bozulmuş, dosya mahalline gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu: IBAN dolandırıcılığında dekonttaki hesap sahibi somut şüphelidir; savcılık 'hile yok/basit yalan' derse hesap ve hat sahibinin tespit edilmediğini vurgulayarak itiraz ve kanun yararına bozma yoluyla soruşturmayı genişlettirin.