İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/812 Karar: 2025/13723 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/812 K.2025/13723

11. Ceza Dairesi 2025/812 E. , 2025/13723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/54 Değişik iş SUÇ :Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA Y

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/812 E. , 2025/13723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/54 Değişik iş SUÇ :Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA Y

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/812 E. , 2025/13723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/54 Değişik iş SUÇ :Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2021 tarihli ve 2021/35723 Soruşturma, 2021/20662 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/54 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.02.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/1296 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16639 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2025 tarihli ve KYB-2025/16639 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde özetle; kendisinin psikos depresif bipolar psikolojik rahatsızlığı olduğunu, 2021 yılı içerisinde şüpheli ...'un daveti üzerine evine gittiğini, burada şüphelinin kola ikram ettiğini, kendisine senet imzalattığını, ikram edilen kolada ilaç olduğunu düşündüğünü, sonrasında şüphelinin kendisi aleyhine senetten dolayı icra takibi başlattığını öğrendiğini, şüphelinin bu şekilde kendisine senet imzalatarak kendisini dolandırdığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüphelinin alınan ifadesinde özetle, şikayete konu senedin asıl borçlusunun ... olduğu, müştekinin ise kefil olarak imza attığını, senet bedelini tahsil etmek için icra takibi başlattığı ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirttiği, bilgi sahibi sıfatı ile beyanı alınan senedin asıl borçlusu ...'in şüpheli savunmasını doğrular nitelikte beyanda bulunduğu, bu suretle atılı suçların işlendiğine dair müştekinin soyut beyanı dışında kamu davası açmaya yeterli şüphe bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelinin adli sicil kaydında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından çok sayıda sabıkasının bulunması, sanığın psikolojik rahatsızlığına ilişkin engelli raporu gözönüne alındığında, müştekinin senedi imzaladığı tarihte algılama yeteneğinin zayıf olup olmadığı hususunda adli rapor alınıp, müştekinin maaşından şüpheli tarafından açılan bir icra takibi kapsamında kesinti yapılıp yapılmadığı tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin psikolojik rahatsızlıklarından ötürü engelli sağlık kurulu raporu bulunduğunun, şüphelinin de bu durumdan faydalanmak suretiyle şikayetçiye bono imzalatarak icra takibine koyduğunun iddia edilmesi, şüphelinin alınan ifadesinde, suça konu bononun borçlusunun ... olduğunu, bonoyu kendi el yazısıyla doldurarak verdiğini, şikayetçinin de kendi rızasıyla kefil olarak imza attığını söylemesi, ...'in beyanında ise; bononun şüpheli tarafından düzenlendiğini, kendisinin ve şikayetçinin de imzaladıklarını belirtmesi karşısında; şikayetçinin algılama yeteneğinin zayıf olup olmadığı hususunda rapor aldırılması, bono aslının celbi ile üzerindeki yazı ve rakamların kime ait olduğuna ve aynı kalemle yazılıp yazılmadıklarına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması, şikayetçi ile bono borçlusu ...'in önceden tanışıp tanışmadıklarının araştırılması, taraflar arasındaki icra takip ve menfi tespit dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bu dosyayı ilgilendiren bölümlerinin onaylı birer suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken; “...müştekinin senede borçlu değil kefil olarak imza attığı, alınan tanık beyanının şüpheli savunması ile aynı yönde olduğu, müştekinin iddialarının kendi beyanı dışında herhangi bir delil ile desteklenmediği, iddiaların somut bir delil ile ortaya konulmadığı gibi senet üzerindeki imzaya da itiraz olmadığı, şüpheli hakkında suç oluştuğuna dair kamu davasının açılmasını gerektirecek nitelikte yeterli delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçelerle yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/54 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla