Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/966 E. , 2025/12622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/372 E., 2024/129 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, iftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Anayasa’nın 40/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/966 E. , 2025/12622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/372 E., 2024/129 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, iftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Anayasa’nın 40/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesinin gerektiği anlaşılmakla, Mahkemece kurulan hüküm fıkrasında temyiz süresinin "2 hafta" olarak belirtilmesi suretiyle temyiz süresi konusunda yanıltıcı ifade kullanıldığı ve temyiz dilekçesinin Mahkemece hatalı şekilde belirtilen süre içerisinde sunulduğu gözetilerek sanığın temyiz isteğinin kanuni süresi içinde yapılmış olduğu kabul edilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargılama konusu eylemler için 5237 sayılı TCK’nın 157/1 ve 267/1 maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, bozma öncesi 21.03.2016 tarihli mahkûmiyet hükümleri olduğu, dolandırıcılık suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253/21 ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddeleri gereği uzlaştırma süresince zamanaşımının durduğu da dikkate alındığında, son kesen işlem tarihinden inceleme konusu hüküm tarihine kadar her iki suç için 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin dolduğu gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükümleri kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle AYRI AYRI DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bozma üzerine dolandırıcılık ve iftira suçlarından sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuş, ancak hüküm fıkrasında temyiz süresi hatalı biçimde 'iki hafta' olarak gösterilmiştir. Sanık bu hatalı süreye güvenerek temyiz dilekçesi vermiştir.
Hukuki İlke: Anayasa 40/2 ve CMK 34/2, 231/2, 232/6 uyarınca kanun yolu süresi yanıltıcı gösterilemez, hatalı süreye güvenen sanığın başvurusu süresinde sayılır; TCK 66/1-e uyarınca her iki suç için sekiz yıllık olağan zamanaşımı, 67/2-d gereği son kesen mahkûmiyet tarihinden itibaren dolmuşsa dava düşürülmelidir.
Uygulama Sonucu: Zamanaşımı gözetilmeden mahkûmiyet kurulması nedeniyle hükümler CMUK 321 uyarınca BOZULMUŞ, kamu davalarının AYRI AYRI DÜŞMESİNE karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Mahkeme temyiz süresini yanlış gösterirse bu süreye güvenilerek yapılan başvuru süresinde kabul edilir; eski tarihli dolandırıcılık ve iftira dosyalarında sekiz yıllık olağan zamanaşımı mutlaka kontrol edilmelidir.