Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2025/956 E. , 2025/11866 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1668 E., 2024/1256 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2025/956 E. , 2025/11866 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1668 E., 2024/1256 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/244 Esas, 2022/183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve kamu kurum kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-d, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/1964 Esas, 2023/334 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, "...somut olayda kullanılan nüfus cüzdanı ve avukat kimlik kartının aslının ele geçirilemediği, sahte olup olmadığı, üzerinde sahtecilik yapılıp yapılmadığının belirlenemediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK'nun 158/1-d maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulduğu, ayrıca; sanığın katılandan aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik bahanelerle farklı günlerde birden fazla kez para aldığı, böylelikle eyleminin teselsül ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayin edildiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı üzerine, Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.02.2024 tarihli ve 2023/186 Esas, 2024/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f, 43, 62. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/1668 Esas, 2024/1256 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, şüphe üzerine cezalandırıldığına, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 2 80... uncu maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenle bozulmasına karar verildiği, fakat anılan fıkranın (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak karar vermek yerine sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde 23.02.2023 tarihli bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince sanık hakkında düzeltilerek esastan ret kararı verilmesi nedeniyle hükmün temyize tabi olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilerek ve bu şekilde yargılamaya devam edilerek 15.05.2024 tarihli inceleme konusu düzeltilerek esastan ret kararının verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarının araç kılınması suretiyle dolandırıcılık suçunda Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi, ilk derece hükmünü eksik ceza tayini ve zincirleme suç gerekçesiyle duruşma açmaksızın dosya üzerinden bozmuş, ilk derece mahkemesi bozmaya uyup yeniden hüküm kurmuş, ardından istinaf düzeltilerek esastan reddedilmiştir. Sanık müdafii temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: CMK 280/1-e ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın bozabileceği hâller tahdidi olarak sayılmıştır; sanık aleyhine eksik ceza tayini gerekçesiyle yapılan bozma bu kapsamda olmadığından, 280/1-g uyarınca duruşma açılıp taraflar çağırılarak karar verilmeliydi.
Uygulama Sonucu: Usulsüz dosya üzerinden bozma sonrasındaki tüm kararlar sakatlandığından, düzeltilerek esastan ret kararının CMK 302/2 gereği BOZULMASINA karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Bölge adliye mahkemesi tahdidi hâller dışında dosya üzerinden aleyhe bozma yaptıysa, buna dayanan sonraki mahkûmiyet dahil tüm zincir çöker; temyizde önce bu usul hatası ileri sürülmelidir.