İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2026/1100 Karar: 2026/2730 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2026/1100 K.2026/2730

11. Ceza Dairesi 2026/1100 E. , 2026/2730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/226 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2026/1100 E. , 2026/2730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/226 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2026/1100 E. , 2026/2730 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/226 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : İtirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2019 tarihli ve 2005/944 Esas, 2006/702 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2019/226 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.03.2019’da kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2025/2470 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2026 tarihli ve KYB-2026/6335 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2026 tarihli ve KYB-2026/6335 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dolandırıcılık suçundan sanık ...'ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 503, 522, 81/1 ve 19 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 285,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2006 tarihli ve 2005/944 esas, 2006/702 sayılı kararının infazını takiben, 24/10/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile uzlaşma hükümlerinde yapılan değişiklik nedeniyle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesine ilişkin talebin kabulüne ve dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2017 tarihli ve 2005/944 esas, 2006/702 sayılı ek kararını müteakip, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından bahisle anılan Mahkemece verilen 22.12.2017 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına ve infazın kaldığı yerden devamına dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2019 tarihli ve 2005/944 esas, 2006/702 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2019/226 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 15/03/2021 tarihli ve 2021/348 esas, 2021/2896 karar sayılı ilâmında yer alan, " ... uzlaşma formunun sanığın adresine gönderildiği ve bila tebliğ iade edildiği 02/10/2017 tarihinde sanığın cezaevinde olduğu anlaşılmakla, uzlaşma teklif formunu içeren tebligatın bulunduğu cezaevi kurumu aracılığıyla sanığa bizzat yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir ... Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, itirazın reddine ilişkin Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/12/2017 tarih ve 2017/1174 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA ... " şeklindeki gerekçede belirtildiği üzere, uzlaşma formunun sanığın mernis "Uyanış Mahallesi, ... Caddesi, No: 60/1 .../Ankara" adresine gönderildiği ve tebliğ adresinin kapalı olması nedeniyle bilâ tebliğ iade edildiği, Kanun yararına bozma incelemesinde dosya arasına getirtilen cezaevi giriş-çıkış bilgilerine göre sanığın uzlaştırma formunun tebliğ edildiği tarih olan 04.10.2018 tarihinde ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmakla, uzlaşma teklif formunu içeren tebligatın bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla sanığa bizzat yapılması gerektiği gözetilmeden, merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden reddine karar verilmesinde, 2-Mercii tarafından verilen red kararında, itiraza konu ek karar uzlaştırmaya ilişkin olduğu halde, ek kararla ilgisi olmayan şekilde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yapılan itirazın reddine" şeklinde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır. 2. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.", aynı Kanun'un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. Hükümleri yer almaktadır. 3. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir. " denilmektedir. 4. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ve aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası da; (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." Şeklinde düzenlenmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartması, tebligatın iade edilmesi durumunda da muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında; dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yapılması için uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaştırma raporunun incelenmesinde, taraflara gönderilen tebligatların 04.10.20 18... .10.2018 tarihlerinde iade olunduğu, dosyada usulüne uygun bir tebligatın bulunmadığı, bununla birlikte; UYAP üzerinden yapılan incelemede, hükümlü ...'ün 05.08.2017-04.06.2021 tarihleri arasında ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunun da belirlenmesi nedeniyle, uzlaştırma işlemleri usulüne uygun olarak yapılmadığından itirazın bu yönden kabulü yerine, "...hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yapılan itirazın reddine..." şeklindeki hatalı gerekçeyle karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2019/226 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Dolandırıcılıktan 765 sayılı TCK uyarınca mahkûm edilen ve cezası infaz edilen hükümlünün, 7188 sayılı Kanun'la uzlaşma hükümlerindeki değişiklik üzerine hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi kapsamında dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi; uzlaşma sağlanamadığından infazın devamına karar verilmesine yapılan itirazın reddi. Uzlaştırma tebligatlarının iade edildiği dönemde hükümlünün cezaevinde bulunduğu tespit edilmiştir.

Hukuki İlke: Uzlaştırma teklifi, muhataba iletişim araçlarıyla ulaşılamıyorsa büro aracılığıyla usulüne uygun tebliğ edilmelidir; muhatabın ceza infaz kurumunda olduğu hallerde teklifin bulunduğu kurum aracılığıyla bizzat kendisine yapılması gerekir (7201 sayılı Kanun 10 ve 21). Usulsüz tebliğ üzerine uzlaşma sağlanamadı sonucuna varılamaz.

Uygulama Sonucu: Uzlaştırma teklifi hükümlü cezaevindeyken usulüne uygun tebliğ edilmediğinden ve mercinin hatalı gerekçe (HAGB'ye itiraz) kullandığından itirazın reddi hukuka aykırı bulunmuş; kanun yararına bozma istemi KABUL edilerek karar CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle BOZULMUŞTUR (CMK 309/4-a).

Dava Strateji Notu: Uzlaştırma teklifinin geçerliliği tebligatın usulüne bağlıdır; muhatap tutuklu/hükümlü ise teklif ceza infaz kurumu aracılığıyla bizzat kendisine yapılmalıdır. Müdafi, 'uzlaşma sağlanamadı' sonucuna itiraz ederken önce tebligatın usulünü ve muhatabın o tarihteki cezaevi kaydını sorgulamalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla