İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2026/993 Karar: 2026/2741 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2026/993 K.2026/2741

11. Ceza Dairesi 2026/993 E. , 2026/2741 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/592 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara yönelik itirazın reddi kar

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2026/993 E. , 2026/2741 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/592 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara yönelik itirazın reddi kar

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2026/993 E. , 2026/2741 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/592 Değişik İş SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek karara yönelik itirazın reddi kararı BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü müdafinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2024/216 Esas, 2024/456 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Afyonkarahisar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2025 tarihli ve 2025/592 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.07.2025'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 2025/39523 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2253 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2253 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müştekinin ... isimli ... satılık elektrikli araç ilanı görerek bu ilanda bulunan linki tıkladığını ve sonrasında bu linkin kapalı olması nedeni ile iletişime geçmek için ilanda bulunan 05..... numaralı telefonu arayarak pazarlık yaptıkları ve 20.000,00 Türk lirası bedel ile anlaştıkları, akabinde sanığın adına bulunan banka hesabına 4.200,00 Türk lirası para gönderdiği, sonrasında 05.. numaralı telefonun müştekiyi aradığını ve para gönderme işleminde bir hata olduğunu söyleyerek yeniden işlem yapmasını istemeleri üzerine aynı banka hesabına bu sefer 4.100,00 Türk lirası gönderdiği, şüpheli ...'ın kullandığı 05.. numaralı telefona bağlı hesaba kısım kısım para gönderildiği, kendisine ... A.Ş şirketi adına fatura kesip PDF olarak ... üzerinden gönderildiği, müştekinin daha sonrasında adı geçen şirketin müşteri hizmetlerini aradığında bu kişi ya da kişilerin kendisini dolandırmış olduğunu anlayarak şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma kapsamında Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davası sonunda, müştekinin para gönderdiği banka hesabının şüpheli ...'ın kullandığı 05.. numaralı telefona bağlı olduğu ve bu hesaba gelen paranın yine şüpheli ... tarafından EFT yöntemi ile hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ...'a ait ... hesabına gönderildiğinin tespit edildiği, bu minvalde sanığın bilişim sistemi olan "..." isimli internet sitesi aracılığıyla elektrikli araç ilanı verip hileli hareketler ile mağduru aldatıp 8.280,00 Türk lirası bedeli yatırtarak haksız menfaat temin ettiğinden bahisle, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmasına karar verilmesini müteakiben, benzer konuda sanık hakkında açılan kamu davası sonucunda Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2025 tarihli ve 2023/296 esas, 2025/61 sayılı kararı ile " Tanık ... mahkememizde ... isimli arkadaşının sanık ...'ın hesaplarını da kendisinin kullandığını söylediğini, sanık ...'ın hesabından ... hesabına para gönderilmiş ise de hesabının sürekli telefonunda açık bulunması nedeniyle arkadaşı ... tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini, sanık ...'e telefon satmadığını, sanığa ait telefonu kardeşi ... ...'ın ...'ten alarak kendisine vermesi üzerine sanığı aradığını, ... hesabına gelen parayı çekmiş olabileceğini beyan etmişken sanık ... ile birlikte yargılandıkları İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/351 esas sayılı dosyasında yer alan ifadesinde ise sanık ...'in arkadaşı olduğu, sanığa telefon sattığı, bunun karşılığında hesabına ...'in para gönderdiği şeklinde ifade verdiği görülmekle tanığın açıkça çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüş, her ne kadar banka cevabı yazısı içeriğine göre katılan tarafından havale yapılan hesabın sanık adına kayıtlı olduğu ve bahse konu ilgili tutarın ... A.ş şirketi hesabına haval edildiği tespit edilmiş ise de 05/08/2024 tarihli Bilirkişi Rapor içeriğine göre sanığa ait ... A.Ş.'ye aktarılan paranın ... IP üzerinden yapıldığı ve yine bu IP üzerinden pin girilmek suretiyle hizmet sağlayıcısı ... olan ve duruşmada tanık olarak dinlenen ...'a ait hesap üzerinden işlemlerin gerçekleştirildiği tespit edildiği, söz konusu raporun sanığın savunmasında hesabının ele geçirildiği yönündeki savunmasını destekliyor oluşu da göz önüne alınarak tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın istikrarlı savunmalarına itibar edilmiş.." şeklindeki gerekçe uyarınca sanık ...'ın beraatine karar verilmesi üzerine, sanık müdafii tarafından Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine yapılan yargılamanın yenilenmesi başvurusunun Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2025 tarihli ek kararı ile reddine ve anılan ek karara itirazın da reddine karar verilmiş ise de, Hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilen ...'ın inceleme konusu dosya ile birlikte Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/296 esas ve İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/351 esas sayılı dosyalardaki eylemlerinde müştekilerden sanık ... adına bulunan banka hesabına gelen paraları aynı IP üzerinden ... adına bulunan hesaplara ve 3. Kişilerin adına bulunan banka hesaplarına da gönderdiği ve ayrıca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2025 tarihli kararıyla "..müsnet suçun mahkememizce tanık olarak dinlenen ... tarafından gerçekleştirilmiş olma ihtimaline binaen TCK'nın 158/1-f-son maddesi uyarınca dolandırıcılık suçu yönünden gereğinin takdir ve ifası için bu kişi yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına.." şeklinde karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafii tarafından Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine yapılan yargılamanın yenilenmesi talebi olarak ileri sürülen delillerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 318 ilâ 321. maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının tespiti bakımından, kabule değer görülerek, toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirildikten sonra, yargılamanın yenilenmesinin kabul veya reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.03.2024 tarihli ve 2024/3197 Soruşturma ve 2024/1918 Esas sayılı iddianamesi ile hükümlü ... ve talep dışı hükümlü ...hakkında, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında; "...dosya kapsamında alınan beyanlar değerlendirildiğinde; sanık ...'in soruşturma aşamasında 28.11.2023 tarihinde alınan beyanında; suçta kullanılan hesabın kendisine ait olduğunu, kendisinin izni, rızası ve bilgisi olmadan kötü niyetli kişilerin cep telefonunu ve banka hesaplarını ele geçirmiş olduğunu anladığını, bu olayları öğrendikten sonra bankalar ile iletişime geçerek hesaplarının tamamını kapattırdığını, kendisinin hiç kimseyle Iban numarasını paylaşmadığını ve şifrelerini söylemediğini, kendisinin haberi olmadan hesaplarını kullanmış olabileceklerini, bunu hack'leyerek yapmış olabileceklerini, mağdurların para göndermesini sağlayarak derhal kendi "..." hesabına aktaran kişinin ... isimli bir kişinin olduğunu öğrendiğini, bu kişinin de hesabındaki paraları ... ... isimli şahsa aktarıp çektiğini, kendisinin bu şahısları tanımadığını, dolandırıcılık işini yapan şahısların bunlar olduğunu, asıl mağdurun kendisi olduğunu beyan ettiği, sanık ...'in kovuşturma aşamasında yakalama kararına istinaden alınan beyanında; müştekiyi ve diğer sanığı tanımadığını, banka hesabının ve ... hattının başka kişilerce ele geçirildiğini, bilgisi ve rızası dışında hesabına para giriş çıkışı olduğunu, kimseyi dolandırmadığını beyan ettiği,sanığın savunmalarının itibar edilebilir nitelikte olmadığı, zira cep telefonunun ve banka hesaplarının başkası tarafından ele geçirildiğini söyleyen sanığın bunu yetkili makamlara bildirmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, nitekim sanığın beyanında geçen ... isimli şahıs hakkında İşcehisar Cumhuriyet Başsavcılığının 08/02/2024 tarih, 2023/2006 soruşturma numaralı kararı ile ... verildiği, şahsın alınan beyanında; sanık ...'e telefon sattığı için karşılığında ... hesabına para aktarmış olabileceğini beyan ederek sanığın beyanlarını desteklemediği, nitekim sanığın iddialarını destekler mahiyette hiçbir bilgi ve belge sunamadığı, sanığın aynı suçtan çok sayıda derdest soruşturma ve kovuşturma dosyasının bulunduğu, nitekim sanık hakkında mahkumiyet kararı verilen Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/11 Esas, 2024/266 Karar sayılı dosyasının da bulunduğu anlaşıldığından sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanık ...'ın soruşturma aşamasında 07.12.2023 tarihinde alınan beyanında; Tam olarak hatırlamadığı bir tarihte İzmir ilinde ikamet eden tanımadığı bir şahsa 30-40 adet kendi adına çıkartmış olduğu hattı teslim ettiğini, bu şahıs ile internet üzerinden tanıştığını, hatları verdikten sonra pişman olduğunu ve hepsini iptal ettirdiğini, olaydaki şahısları tanımadığını beyan ettiği, sanığın beyanlarının itibar edilebilir nitelikte olmadığı, zira bir kimsenin tanımadığı bir şahsa 30-40 adet kendisi adına çıkarılmış kartları vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanık ...'ın kovuşturma aşamasında alınan beyanında; olay tarihinde işsiz olduğu için internet sayfasında görmüş olduğu bir reklama tıkladığını, paraya ihtiyacı olduğu için kendi adına çıkarmış olduğu 42 adet ... hatlarından her birini 50 TL'den olmak üzere sattığını, bu hatların suçta kullanılacağını bilmediğini, hatların suça karıştığı için 8-9 ay önce kapattırdığını beyan ettiği, ancak bir kimsenin internette rastgele denk geldiği bir kişiye 42 adet ... hattını vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki bu işi para karşılığında yaptığını kabul eden sanığın suçtan dolayı menfaat temin ettiğinin kabulü gerekeceği, nitekim sanık ilk beyanında 30-40 adet hattını verdiğini beyan etmesine rağmen sonraki beyanında 42 adet hattını verdiğini söyleyerek kendi beyanları arasında çelişkiye düştüğü, sanığın aynı suçtan çok sayıda derdest soruşturma ve kovuşturma dosyasının bulunduğu anlaşıldığından sanığın hayatın olağan akışına uygun olmayan savunmalarına itibar edilmemiştir." şeklindeki gerekçeyle hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 17.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş; bu kararın hükümlü ... ve hükümlü ...müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.02.2025 tarihli ve 2024/4102 Esas, 2025/688 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı üzerine kesinleştiği belirlenmiştir. 2. Hükümlü ... müdafi tarafından 03.06.2025 havale tarihli dilekçe ile "...benzer bir olay nedeniyle hükümlü hakkında Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2023/296 Esas sayılı dosyasına ilişkin yargılamada beyanına başvurulan iş bu dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen ...'ın, .... isimli arkadaşının hükümlü ...'ın hesaplarını da kendisinin kullandığını söylediğini, hükümlüye telefon satmadığını, ... hesabına gelen parayı çekmiş olabileceğini beyan etmesine karşın, yine hükümlü ile birlikte yargılandıkları İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/351 Esas sayılı dosyasında yer alan ifadesinde ise hükümlü ...'in arkadaşı olduğunu, kendisine telefon sattığını, bunun karşılığında hesabına para gönderdiğini söylemek suretiyle çelişkili beyanlarda bulunduğunun, her ne kadar banka cevabı yazısı içeriğine göre katılan tarafından havale yapılan hesabın hükümlü adına kayıtlı olduğu ve bahse konu paranın kısa bir süre içerisinde ...'a ait ... A.Ş nezdinde bulunan hesaba havale edildiği tespit edilmiş ise de, Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2023/296 Esas sayılı yargılaması sırasında temin edilen 05.08.2024 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre, hükümlüye ait hesaba giriş yapılan IP numarası ile ... A.Ş. nezdindeki hesaba giriş yapan IP adreslerinin aynı olduğunun belirlenmesi, bu raporun hükümlünün banka hesaplarının üçüncü kişiler tarafından ele geçirildiği yönündeki savunması ile de uyumlu olduğunun, bu dosyada hükümlü hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğinin..." bildirilmesi suretiyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2025 tarihli ve 2024/216 Esas, 2024/456 Karar sayılı ek kararı ile talebin reddine karar verilmiş; hükümlü müdafinin bu karara yönelik itirazı da, merci Afyonkarahisar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2025 tarihli ve 2025/592 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun'un "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311/1-e. maddesi; "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa." Şeklindedir. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve 2022/11-574 Esas, 2023/272 Karar sayılı ilamında; "...yargılamanın yenilenmesini; kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan, olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlamak mümkündür. Yargılanın yenilenmesi, mutlaka istek üzerine yapılabilecek, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal sonucu olarak mahkemece re'sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü de yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyecektir. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeni CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir. Delil ve olayların, yargılanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir. Buradaki yenilikten anlaşılması gereken taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olmasıdır. Mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen deliller yeni delil veya olay kapsamındadır. Yenilik açısından önemli olan delil vasfına sahip olacak biçimde içerikteki yeniliktir. Bu nedenle hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılanın yenilenmesi nedeni olabilecektir. Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda önemli de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller ile birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur. Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken göz önüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda, CMK'nın 318. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir..." denilmektedir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; katılanın, ... üzerinden gördüğü elektrikli aracı satın almak üzere belirtilen talep dışı hükümlü ...ve yabancı uyruklu bir şahsa ait ... hatlarıyla iletişime geçerek hükümlü ...'ın banka hesabına 2 kez 4.140,00 TL para gönderdiğinin, ancak vaat edilen araç gönderilmeyerek hükümlü tarafından haksız menfaat temin edildiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda, hükümlünün aşamalarda alınan savunmalarında, hesabına yatan paraya ilişkin bilgisinin olmadığını, banka hesap bilgilerini ve şifrelerini kimseyle paylaşmadığını, bilgi ve rızası dışında banka hesabını ele geçiren kişi/kişilerin bu işlemleri gerçekleştirmiş olabileceklerini beyan etmesine karşın; Mahkemece, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmaksızın "...sanığın savunmalarının itibar edilebilir nitelikte olmadığı, zira cep telefonunun ve banka hesaplarının başkası tarafından ele geçirildiğini söyleyen sanığın bunu yetkili makamlara bildirmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, nitekim sanığın beyanında geçen ... isimli şahıs hakkında İşcehisar Cumhuriyet Başsavcılığının 08/02/2024 tarih, 2023/2006 soruşturma numaralı kararı ile ... verildiği, şahsın alınan beyanında; sanık ...'e telefon sattığı için karşılığında ... hesabına para aktarmış olabileceğini beyan ederek sanığın beyanlarını desteklemediği, nitekim sanığın iddialarını destekler mahiyette hiçbir bilgi ve belge sunamadığı, sanığın aynı suçtan çok sayıda derdest soruşturma ve kovuşturma dosyasının bulunduğu..." gerekçesiyle atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla; sonradan ibraz edilen Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2025 tarihli ve 2023/296 Esas, 2025/61 Karar sayılı beraat kararına konu yargılamada alınan 05.08.2024 tarihli bilirkişi raporu, benzer yargılamalar sırasında iş bu dosyada hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'ın çelişkili beyanlarını içerir ifade/sorgu zabıtları ve sunulan diğer yeni deliller doğrultusunda; hükümlü müdafinin 03.06.2025 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen hususların, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan olaylara ilişkin olmayıp, yeni bir delil niteliğinde bulunduğu, bu itibarla kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Kanun'un 311/1-e. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi nedeni olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra, yapılacak yargılama neticesinde hükümlünün hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Afyonkarahisar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2025 tarihli ve 2025/592 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Elektrikli araç ilanı üzerinden mağdurun sanığın hesabına iki kez para göndermesi biçimindeki bilişim yoluyla dolandırıcılıkta hükümlü mahkûm edilmiş; sonradan benzer dosyada (Ankara 15. Ağır Ceza) hükümlü beraat etmiş, o dosyada aynı IP'den işlem yapıldığını gösteren 05.08.2024 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Hükümlü müdafi bu rapor ve yeni beyanlarla yargılamanın yenilenmesini istemiş, talep ve itiraz reddedilmiştir.

Hukuki İlke: CMK 311/1-e uyarınca, hükmü veren mahkemece bilinmeyen/değerlendirilmeyen yeni delil ve olaylar, tek başına veya önceki delillerle birlikte beraat ya da daha hafif ceza sonucu doğurabilecek nitelikteyse yargılamanın yenilenmesi nedenidir. Yenilik mahkeme bakımından değerlendirilir; kabule değer görülen talepte CMK 318 vd. uyarınca delil toplanır.

Uygulama Sonucu: Sonradan sunulan bilirkişi raporu ve çelişkili beyanların yeni delil niteliğinde olduğu, talebin kabule şayan bulunması gerektiği belirlenerek itirazın reddi hukuka aykırı görülmüş; kanun yararına bozma istemi KABUL edilerek karar CMK 309/3 uyarınca oy birliğiyle BOZULMUŞTUR (CMK 309/4-a).

Dava Strateji Notu: Aynı hesap/IP zincirinde başka dosyada beraat ve bilirkişi raporu çıkması, kesinleşmiş mahkûmiyette güçlü bir yenileme dayanağıdır. Müdafi bu tür paralel dosyaları taramalı; yenileme talebi salt şekli redle geçiştirildiğinde itiraz kesin olsa bile Adalet Bakanlığı üzerinden KYB yolu açıktır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla