Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2026/1338 E. , 2026/3593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4881 E., 2025/519 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİ
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2026/1338 E. , 2026/3593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4881 E., 2025/519 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelemesinde; sanığın 08.12.2025 tarihinde gerekçesiyle birlikte ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 05.12.2025 tarihinde temyiz isteminden feragat ettiğine dair dilekçe sunmuş olduğu, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2025 tarihli ve 2025/530 esas, 2025/595 karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 158/1-L.son, 158/3, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 600.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 100 ve devamı maddeleri uyarınca hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 27.11.2025 tarihli, 2025/4881 esas, 2025/519 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın ve müdafiini temyiz isteği; sanığın suçsuz olduğuna ve suç kastı bulunmadığına,adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,TCK'nın 15/3. maddesinin uygulanmasının yerinde olmadığına, mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; TCK'nın 158/3. maddesinin uygulanmış olmasının yerinde olmadığına, artırımın usul ve yasaya aykırı olduğuna, anılan nedenle kararının bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE A.Sanık Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık ve Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Sanık hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, sanık müdafiinin 05.12.2025 tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, sanığın ise 05.12.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz hakkından feragat ettiğini ve cezasının onanmasını talep ettiği, sanık müdafiinin talebinin bu gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesine 09.12.2025 tarihli karar ile reddedildiği sanık 13.01.20 26... .01.2026 tarihli dilekçeleri ile temyiz talebinde bulunmuş ise de temyizden vazgeçme iradesinin açıklanmasının ardından temyizden vazgeçmeden vazgeçmenin hukuken mümkün olmadığı, sanığın 05.12.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B.Sanık Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebinin İncelenmesinde; 1.Katılanı suç tarihinde gsm hattından arayarak ... Bankası şubesinden aradığını ve adının ... olduğunu belirten kişinin daha önceden kullanmış olduğu kredilere ilişkin alacaklarının hesabına geçmesi için ... Bankası Mobil uygulamaya girip gelen talimatlara onay vermesini isteyerek, katılanı yönlendirmesi neticesi gerekli işlemleri yapması üzerine katılanın hesabından kredi çekilmek suretiyle sanığın hesabına toplam 237.000 TL havale yapılarak haksız menfaat temin etme eylemi sırasında bilişim sisteminin araç olarak kullanılması nedeniyle sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L maddesi yanında aynı Kanun'un 158/1-f-son maddesinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden ve ... Adli Emanet Memurluğunun 2025/9387 sırasında kayıtlı emanet eşyalar hakkında mahal mahkemesince karar verilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve TCK 158/3. maddesinin uygulanmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A.Sanık Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz Talebi Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 266/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, katılanı banka şubesinden aradığını söyleyerek mobil bankacılık uygulamasında gelen talimatları onaylattırmış, katılanın hesabından kredi çekilerek sanığın hesabına toplam 237.000 TL havale edilmiştir. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesi, kendisini banka çalışanı olarak tanıtma suretiyle dolandırıcılıktan TCK 158/1-L-son ve 158/3 uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 600.000 TL adli para cezasına hükmetmiş, istinaf esastan reddedilmiştir. Sanık 05.12.2025 tarihli dilekçeyle temyizden feragat ettikten sonra Ocak 2026'da yeniden temyiz talebinde bulunmuş; BAM Cumhuriyet savcısı ise 158/3 uygulamasına karşı temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Temyiz davası istek şartına bağlıdır ve temyizden vazgeçme iradesi açıklandıktan sonra 'vazgeçmeden vazgeçme' hukuken mümkün değildir; CMK 266/1 gereği feragat sonrası verilen temyiz dilekçeleri incelenmez. Daire ayrıca, banka çalışanı gibi tanıtma sırasında bilişim sisteminin araç olarak kullanılmasının TCK 158/1-L yanında 158/1-f-son'daki nitelikli hâli de oluşturduğunu ve birden fazla nitelikli hâl ihlalinde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğini, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bunun bozma nedeni yapılamayacağını belirtmiştir.
Uygulama Sonucu: Sanık ve müdafiin temyiz istemleri feragat nedeniyle CMK 266/1 uyarınca reddedilmiş, BAM Cumhuriyet savcısının temyizi ise esastan reddedilerek hüküm oy birliğiyle onanmıştır; Daire 158/3 uygulamasını ve alt sınırdan uzaklaşmayı isabetli bulmuştur.
Dava Strateji Notu: Temyizden feragat dilekçesi geri dönüşü olmayan bir işlemdir; müvekkil cezaevinde 'onansın' içerikli dilekçe vermeden önce mutlaka hukuki sonuçları konusunda uyarılmalıdır, çünkü sonradan verilen temyiz dilekçeleri incelenmeksizin reddedilir. Mağdur tarafı için önemli nokta: sahte banka araması senaryolarında mobil uygulama üzerinden onay verdirilmesi, eylemi hem 158/1-L hem 158/1-f kapsamına sokarak cezayı ağırlaştıran birden fazla nitelikli hâl oluşturur.