İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2025/523 Karar: 2025/10817 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/523 K.2025/10817

11. Ceza Dairesi 2025/523 E. , 2025/10817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/176 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararı

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2025/523 E. , 2025/10817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/176 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararı

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2025/523 E. , 2025/10817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2024/176 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2023 tarihli ve 2023/21811 Soruşturma, 2023/11859 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.01.2024 tarihli ve 2024/176 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.01.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/10608 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11136 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11136 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut incelemeye konu soruşturma dosyasında, müşteki vekili aracılığıyla sunmuş olduğu şikayetinde, boşanma aşamasında oldukları eşi ...'e fiziksel, psikolojik, cinsel şiddet ve zina eylemleri nedeniyle koruma kararı aldırdığını, üzerine kayıtlı bulunan ... adlı alkollü lokantayla ilgili muhasebeci olan şüphelilerden ...'ya kendisinden habersiz işlem yapılmaması yönünde talimat vermesine rağmen şüpheli ...'in bilgisi ve rızası dışında işlemler yaptığını, yine üzerine kayıtlı bulunan araçların teslim edilmediğini, araçların şüpheli ... tarafından kullanılmış olabileceğini ayrıca şüpheli ...'nin borçlandırıcı işlemlerde bulunduğunu iddia etmesi üzerine şüpheliler haklarında yapılan soruşturma sonunda taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin şikayet ve iddiası ile ilgili müşteki ve şüphelilerin ayrıntılı ifadelerinin alınması, şüpheliler tarafından yapılan borçlandırıcı işlemler nedeniyle müşteki aleyhine açılan icra dosyalarının incelenmek üzere celp edilmesi ile olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüpheli/lerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin üzerine kayıtlı olup fiilen boşanma aşamasında olduğu eşi ... tarafından işletilen iş yerinin, eşi cezaevine girdikten sonra bilgi ve rızası dışında iş yeri çalışanı şüpheli ... tarafından işletilmeye devam edildiğinin, şüphelinin iş yerine ait faturalarda şikâyetçinin adına sahte imza attığının, şikâyetçiyi borçlandırıcı işlemler yaptığının, iş yerinden elde edilen geliri şikâyetçiye vermediğinin, bilgisi dışında iş yerine personel alınmış gibi gösterilerek sigorta girişlerinin yapıldığının, şüphelinin borçlandırıcı işlemleri neticesinde şikâyetçinin icra takiplerine maruz kaldığının ve icra dairesinden gelen tebligatların ... ilçesinde ikamet etmeyen şikâyetçinin "çarşıda" olduğundan bahisle adına teslim alındığının, bu hususta mali müşavir olan şüpheli ...'nun bir çok kez uyarılmasına karşın, iş yerine ilişkin resmi işlemlerin şikâyetçinin bilgisi dışında yürütülmeye devam edildiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şüphelilerin ifadelerinin alınması, şikâyetçinin eşi ...'in olayla ilgili bilgisine başvurulması, iş yerinin halen faal olup olmadığının, faal olması halinde kimin tarafından işletildiğinin kolluk araştırması neticesinde tespit edilmesi, Denizli 5. Aile Mahkemesinin 2023/462 Esas, ... 1. İcra Dairesinin 2023/3784 Esas ve ... 2. İcra Dairesinin 2023/4353 Esas sayılı dosyalarının getirtilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, iş yeri adına düzenlenen faturalar ile bahse konu icra takiplerine ilişkin tebligatlarda şikâyetçi adına atılı imzaların şikâyetçinin veya şüphelilerin eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, kayıtlara göre iş yeri çalışanı olarak görünen kişilerin fiilen bu iş yerinde çalışıp çalışmadıklarının tespiti amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına, iş yeri adına düzenlenen ve kullanılan faturaların gerçekliği hususunda Vergi Dairesi Başkanlığına gerekli incelemelerin yapılması hususunda ihbarda bulunulmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...şikayet dilekçesi içeriğinin incelenmesinde, ... ... Polis Merkezi Amirliğinde konu ile alakalı müracaatta bulunduğunun, müştekinin yaşamış olduğu endişe nedeniyle koruma kararı aldırdığının tespit edildiği, dilekçede belirtilen hususların hukuki itilaf arzettiği, Cumhuriyet Başsavcılığımızın suç ve suçluların soruşturulması ve koşullarının oluşması halinde suç ve suçlular hakkında kamu davacı açma görevinin olduğu, özel hukuk kurallarınca çözümlenmesi gereken hukuki itilaf niteliğindeki uyuşmazlıkların herhangi bir suç teşkil etmediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.01.2024 tarihli ve 2024/176 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla