Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2026/253 E. , 2026/1381 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/151 E., 2024/520 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BO
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2026/253 E. , 2026/1381 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/151 E., 2024/520 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/151 Esas, 2024/520 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 34.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 19.10.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 16.12.2025 tarihli ve 2024/37654 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/151909 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.01.2026 tarihli ve KYB-2025/151909 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 12.03.2024 tarihli ve 32487 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesi ile değişik 52/2. maddesinin; "En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası” ibaresi “En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası" şeklinde olduğu ancak suç tarihi olan 07.05.2023 tarihi itibarıyla anılan hükmün yürürlükte olmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında hükmolunan 343 gün adli para cezasının günlüğü 20,00 Türk lirası yerine günlüğü 100,00 Türk lirasından hesaplanarak yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un "Kanun yararına bozma" başlıklı 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendinin; “... c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez. ...” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un "Adli para cezası" başlıklı 52. maddesinin ikinci fıkrasında; "... (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. ..." Hükmü yer almaktaydı. 3. 12.03.2024 tarihli ve 32487 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7499 sayılı Kanun) 9. maddesi uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesinin ikinci fıkrası, 01.06.2024 tarihinde itibaren geçerli olmak üzere; "... (2) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. ..." Şeklinde değiştirilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son. maddesi uyarınca bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulurken, 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 9. maddesinin, 5237 sayılı Kanun'un 52/2 maddesi kapsamında sanık lehine hükümler içermediği ve temel adli para cezasının suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerine göre günlüğü 20,00 TL'den hesaplanması gerektiği nazara alınıp, aynı Kanun'un 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k), (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı suç tarihi itibarıyla aynı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden; somut olayda, haksız menfaat miktarının 16.480,00 TL, haksız menfaatin iki katının 32.960,00 TL olduğu dikkate alınarak, temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip buna göre artırım-indirim yapılması gerektiği halde, adli para cezasının tam gün sayısının elde edilen haksız menfaatin iki katından az olacak şekilde belirlenmesi ve bu miktarın suç tarihinde yürürlükte olmadığı halde 7499 sayılı Kanun'un ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesinde belirlenen 100,00 TL üzerinden çarpılması suretiyle adli para cezasının tayininde hataya düşülmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen nedenle yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/151 Esas, 2024/520 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi, 07.05.2023 tarihli bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçundan sanığı TCK'nın 158/1-f-son, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 34.300 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkeme, adli para cezasının gün karşılığını suç tarihinde henüz yürürlükte olmayan 7499 sayılı Kanun'la değişik tutara (100 TL) göre hesaplamış; Adalet Bakanlığının istemiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulmuştur.
Hukuki İlke: 01.06.2024'te yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle TCK'nın 52/2. maddesindeki gün karşılığı adli para cezası 100-500 TL aralığına çıkarılmışsa da bu değişiklik sanık lehine olmadığından, suç tarihinde yürürlükteki 20-100 TL aralığı uygulanmalıdır; ayrıca TCK 158/1'in (e), (f), (j), (k), (l) bentlerinde adli para cezasının temel gün sayısı, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenip artırım ve indirimler bu gün sayısı üzerinden yapıldıktan sonra gün karşılığı tutarla çarpılmalıdır.
Uygulama Sonucu: Daire, kanun yararına bozma istemini kabul ederek kesinleşmiş hükmü CMK'nın 309/3. maddesi gereği, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere oy birliğiyle bozdu; somut olayda 16.480 TL haksız menfaatin iki katı olan 32.960 TL'nin altında temel gün belirlenmesi ve günlüğün 100 TL'den çarpılması hatalı bulundu.
Dava Strateji Notu: 01.06.2024 öncesi işlenmiş suçlarda adli para cezası günlüğü 100 TL üzerinden hesaplanmışsa bu, lehe kanun ilkesine aykırı fazla cezadır; müdafi kesinleşmiş dosyalarda dahi Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma başvurusu yaparak bu hesap hatasını düzelttirebilir, ancak bozmanın aleyhe sonuç doğurmayacağını da bilerek hareket etmelidir.