İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2005/7191 K.2006/7854

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 341 ]

Esas2005/7191Karar2006/7854Tarih3 Temmuz 2006Okuma4 dk · 806 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2005/7191 E., 2006/7854 K.·Azlık Oyu Genel Kurul Kararının İptali

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

806 kelime·4 dk okuma

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 341 ]

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 359 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.12.2004 tarih ve 2002/546-2004/758 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı şirketin %19,9 oranında hissedarı olan müvekkillerinin, 26.05.2002 tarihli genel kurulda şirketi zarara uğratan yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılmasını talep ettiklerini, 26.06.2002 tarihli genel kurulda dava açılması yönünde oy kullandıkları halde farklı yöndeki çoğunluk oyları nedeniyle dava açılmasının kabul edilmediğini, bu durumda şirket denetçileri tarafından bir ay içinde dava açılması gerektiğini, davalı denetçilerin şirketin zarara uğramasına sebebiyet veren işlemlerle doğrudan ilgili olmaları nedeniyle dava açmadıklarını ileri sürerek TTK.'nun 341.maddesi gereğince sorumluluk davası açılabilmesi için şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili, anılan genel kurul kararlarının iptali için davacılar tarafından açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, SPK.'na tabi bulunan müvekkili şirketin bağımsız denetim kuruluşlarınca da denetlenmesi nedeniyle iddiaların asılsız olduğunu, şirkete kayyum tayinine gerek olmadan davacıların doğrudan dava açabileceklerini, buna açıkça muvafakat ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı denetçiler vekili, müvekkillerinin denetimini üstlendikleri davalı şirket halka açık olduğundan şirket aleyhine açılacak davaların hisselerde düşüşe ve şirketin zararına neden olacağını, bu nedenle azınlık tarafından dava açılması halinde teminat olarak hisse senetlerinin muteber bir bankaya merhun edilmesinin zorunlu olduğunu, müvekkilleri tarafından davacılara 1 hafta içinde bu lazımeyi yerine getirmeleri için 03.02.2003 tarihinde ihtarname gönderildiği halde bu işlemi gerçekleştirmeden kayyum tayini davası açtıklarını, dava açıldığında bu ön koşul gerçekleşmediğinden davanın reddi gerektiğini, zaten bu dava sonunda davacıların elde edecekleri bir menfaat de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece toplanan delillere göre, azlık oylarıyla sorumluluk davası açılmasına karar verildiği halde denetçiler tarafından dava açılmaması halinde nasıl bir yol izleneceğinin yasada belirgin olmadığı, doktrinde aralarında Prof.Hayri Domaniç'in de bulunduğu bazı yazarlarca bu durumda şirkete kayyım atanması gerektiği belirtilmişse de, TTK.'nun 341/2.maddesinde azlığın murakıplar dışında vekil tayin edebileceği zikredilmiş olduğundan davanın azlık tarafından tayin edilebilecek bir vekil marifetiyle şirket nam ve hesabına açılmasının yeterli olacağı, keza bu şekilde açılacak dava görülürken,

mahkemece gerekli görülmesi halinde yahut doğrudan doğruya şirketi temsil etmek üzere denetçilere çağrı yapılması veya şirkete kayyım atanmasının her zaman mümkün olduğu, azlık oyuyla dahi olsa genel kurul kararı haline gelen, şirketin tüm organlarını ve ortaklarını bağlayıcı nitelikte olduğu kuşkusuz bulunan bu nitelikteki bir kararı sürüncemede bırakan, gereklerini yerine getirmeyen murakıpların genel kurulca azli yahut sorumluluğu cihetine gidilerek çözümlenmesinin de mümkün, ancak pratik olmadığı, dolayısıyla şirkete kayyım atanması isteminin mesmu olmadığı, mevcut durum nedeniyle hukuki yarardan da yoksun bulunduğu,

bu nitelikteki bir davada TTK.'nun 359.maddesi çerçevesinde bir istem dile getirilmediği de gözetilerek denetçilere husumet yöneltilemeyeceği, dava sadece kayyım atanmasına ilişkin olup doğrudan sorumluluk davasına yönelik olmadığından asıl davada giderilebilir nitelikte bir dava şartı olan hisse senetlerinin rehnedilmesi gerekliliğinin bu dava için de cari olduğunun kabul edilmesinin olanaksız olduğu gerekçesiyle davalı denetçiler hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, azlık oylarıyla yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılması gerektiği halde denetçiler tarafından dava açılmadığı için dava açılabilmesi için şirkete kayyım tayini istemine ilişkin olup, mahkemece azlık tarafından tayin edilecek bir vekil marifetiyle şirket nam ve hesabına dava açılabileceği, bu şekilde açılan davada gerekli görüldüğü taktirde denetçilere çağrı yapılmasının ya da şirkete kayyım atanmasının mümkün olduğu, bu konudaki görevini yerine getirmeyen murakıpların genel kurulca azledilebilecekleri yahut sorumlulukları cihetine gidilebileceği, bu nedenle hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

TTK.'nun 341 nci maddesi hükmü uyarınca, şirket yönetim kurulu aleyhine genel kurulda ister çoğunlukla, isterse azlık tarafından dava açılması istendiği takdirde, bu davanın sadece denetçiler tarafından açılabileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Yine aynı düzenlemeye göre, dava açılmasının azlık tarafından talep olunması halinde denetçiler dışında azlığın da vekil tayin edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Anılan yasal düzenlemeye göre, dava açma hakkı sadece şirket adına denetçilere tanınmıştır. Davaya katılması isteğe bağlı tutulan azlık vekili ise, davaya iştirak ettiği takdirde, asıl davacı şirket denetçi vekiline yardımcı olabileceği gibi, ayrıca davayı yakından izleme olanağına da kavuşmuş olacaktır. Yoksa azınlık kendi başına tayin ettiği vekil aracılığıyla şirket nam ve hesabına dava açamayacaktır.

Esasen denetçilerin açtığı davaya katılan azlık vekiline sadece yasanın emredici hükümlerine aykırılık halinde ve kamu düzenini sağlamaya yönelik olarak temyiz hakkının tanıması da yukarıda varılan sonucu doğrulamaktadır. Şirket denetçilerinin, azlık oyuyla da olsa dava açılması kararını yerine getirmemesi halinde genel kurulca azledilebilecekleri yahut sorumlulukları cihetine gidilebileceği hususu ise, bu davanın konusunu teşkil edemez.

Bütün bu açıklamalar karşısında, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenler ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2005/7191, K. 2006/7854, 3 Temmuz 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2005/7191
Karar No
2006/7854
Tarih
3 Temmuz 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2005/7411 K.2006/8038
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2005/7813 K.2006/4610
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2005/7854 K.2006/13913
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2005/7856 K.2006/8092
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2005/7873 K.2006/4420
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2005/7879 K.2006/4421

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.