KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10083 E., 2010/5204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2007 tarih ve 2006/760-2007/662 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden tetkitanı evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin verdiği mallar karşılığında, davalı ...Ş. Kemer Şubesindeki 014988 1-5 no’lu çek hesabı müşterisi ... isimli şahıs tarafından keşide edilen 30.09.2006 Keşide tarihli, 7.000 YTL meblağlı Z 3810579 çek nolu, 15.10.2006 keşide tarihli, 7.000 YTL meblağlı Z 3810580 çek nolu, 30.10.2006 keşide tarihli, 7.000.-YTL meblağlı Z 3810581 çek nolu, 15.11.2006 keşide tarihli, 6.000 YTL meblağlı Z 3810592 çek nolu, Akbank A.Ş.
Kemer Şubesine ait 4 adet toplam 27.000 YTL meblağlı çeki ... isimli şahıstan aldığını, müvekkilinin söz konusu çekleri kabul etmeden önce davalı banka yetkilileri ile görüşerek hesap sahibinin son derece iyi ve güvenilir bir müşteri olduğu öğrendiğini, davacının bir güven kurumu olan bankaya güvenerek toplam 27.000 YTL’lık meblağlı 4 adet çeki kabul ettiğini, müvekkili tarafından bankaya ibraz edilen çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin yaptığı araştırmada da çekleri veren kişinin sahte kimlik kullandığını öğrendiğini ve bu şahıs hakkında suç duyurusunda bulunduğunu,
müvekkilinin sahte ve karşılıksız çeklerden dolayı büyük maddi ve manevi zarar gördüğünü, işlerinin bozulduğunu, Çek Yasası gereğince bankanın ödemekle yükümlü olduğu her çek için 370 YTL olan tutardan 4 çek için toplam 1.480 YTL'nın bankadan tahsil edildiğini ileri sürerek, bakiye 25.520 YTL zararın çeklerin keşide tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili hakkında açtığı davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin çek karnesi verirken tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının çek keşidecisi hakkında icra takibi başlatmadan, itiraz olup olmadığını irdelemeden soyut iddialar ileri sürdüğünü savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı ... isimli şahsın sahte nüfüs cüzdanı kullanmak suretiyle çek karnelerini davalıdan aldığı ve dört adet çeki düzenleyerek davacıya verdiği ancak davalı banka tarafından dava dışı ...'a verilen çeklerin ödenmediği, bu aşamada çeklerin karşılıksız çıkması üzerine banka tarafından dört adet çek için toplam 1.480 YTL ödeme yapıldığı, dosyaya celp edilen çek dosyasından dava dışı ...'ın ikametgah ilmuhaberi olarak Sivas Suşehri Yalnızbağlar Mahallesine ait ikamet belgesini ibraz etmesine rağmen, Akbank Kemer şubesinden çek karnesi aldığı,
bu haliyle bankanın gerekli özeni göstermediği, Suşehri Sivas adresinde oturan bir kişinin Antalya Kemer şubesinden çek karnesi almasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı , bu haliyle de bankanın tam olarak kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.520 YTL’nin davalıdan yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Bir banka, yada özel finans kurumu, çek hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti ve sair konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan hayali bir kişi adına hesap açarak çek karnesi vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı göstermemek suretiyle birinci derecede ve daha ağır bir biçimde kusurlu olduğunun ve bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğinin kabulü icap eder.
Çekin hamili de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Bu sebeple, hamil dahi olayda en azından müterafik kusurlu kabul edilmeli, tarafların buna göre belirlenecek kusur oranları çerçevesinde davanın esası hakkında bir karar verilmelidir. Dairemizin yerleşik uygulaması bu yöndedir.
Somut olayda, banka tarafından hesap açılırken nüfus cüzdanı aslının istenmediği ve adres araştırması yapılmadığı, davacının da ticari ilişkide bulunduğu kişinin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırmadığı ve bu suretle özenli davranmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda mahkemece, tarafların dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun’un 1. ve 2. maddeleri hükümleri ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde tarafların kusur oranlarının tesbiti ile sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10083, K. 2010/5204, 11 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama