KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10290 E., 2010/1377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/05/2008 tarih ve 2007/393-2008/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile dava dışı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Kamu İktisadi Kuruluşu olan müvekkilinin, davalılardan şirkete ait SANCAK 1 gemisinde çıkan yangına müdahale ederek söndürdüğünü, gemi hizmet bedelinin donatan olan davalı şirketten veya bunun mümkün olmaması halinde maliye hazinesinden tahsili gerektiğini ileri sürerek, verilen hizmetin bedeli olan 70.241.067.640.TL’nın temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili, 3533 sayılı Yasa hükümleri gereğince, davaya bakma görevinin İstanbul Yüksek Dereceli Hukuk Hakimliğine ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,davalılardan şirket aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalının ise 3533 sayılı Yasa kapsamında yer alan kuruluşlardan olduğu, davanın hakemde görülmesi gerektiği belirtilerek, davanın görev yönünden reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, Sancak 1 adlı geminin tamir kabul etmez duruma gelmesi ve sicil kaydının terkin edilmesi nedeni ile davacının kurtarma ve yardım faaliyetinin semersiz kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile dava dışı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mümeyyiz şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince, bu şirketin de davalı olduğu mahkemece verilen önceki karar Dairemizce yanlızca diğer davalı yönünden bozulmuş, bozma ilamına uyulmuş ve böylelikle mümeyyiz şirket hakkındaki karar kesinleşmiş olup, mümeyyiz şirketin karar başlığında hala davalı olarak gösterilmesi ve hüküm kısmında da davalılardan bahsedilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle, mümeyyiz şirket yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK’nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10290, K. 2010/1377, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama