KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10358 E., 2010/1289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2008 tarih ve 2007/275 - 2008/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin mülkiyetinde olan ve tescilli markasını taşıyan Aygaz markalı tüplerin sadece müvekkiline mukavele ile bağlı bulunan bayiler tarafından pazarlanabilmesi mümkün olmasına rağmen bayi olmayan davalının işyerinde yapılan tespitte Aygaz markalı tüplerin bulundurduğu ve sattığının belirlendiğini, davalının bu eyleminin haksız rekabet ve müvekkilinin marka kullanım hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek,
davalının eylemlerinin haksız olduğunun hükmen tespitine, davalının yasalara aykırı olarak müvekkili şirket adına tescilli markayı taşıyan tüpleri kullanması ile müvekkili şirketin tescilli markalarından faydalanma haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile tecavüzün durdurulmasına, davalının bulundurduğu Aygaz markalı tüplerin toplatılmasına ve bu tüplerin imha edilmesi suretiyle vaki haksız rekabetin men’ine, 1.000,00 TL maddi, 50,00 TL maddi tazminatın tahsiline ve hükmün gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25.03.2008 tarihli oturmda maddi tazminat isteminden feragat etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve haksız rekabetin men’ine, davalı işyerinde bulunan ve yediemine teslim edilen Aygaz markalı tüplerin imhasına, 100,00 TL manevi tazminatın tahsiline, maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, hükmün kesinleşmesinden sonra özetinin ulusal bir gazetede ilanına, marka hakkına tecavüz bulunmadığından bu yöndeki talebin ve diğer fazla taleplerin tümünün reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, TTK’nun 58/e ve BK’nun 49. maddesi uyarınca 100,00 YTL manevi tazminata hükmedilmiştir.
BK’nun 49. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminatın miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise mahkemece davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmemektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca mahkemece, davalı haksız rekabetinin önlenmesine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep etmiştir. Davacının davalıya karşı ileri sürebileceği farklı istemlerini bu şekilde tek bir davada isteyebilmesi mümkündür. Öte yandan, mahkemece davaya fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen marka haksız rekabetin önlenmesi istemi için ayrı, manevi tazminat istemi için ayrı olmak üzere toplam iki kez maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10358, K. 2010/1289, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama