KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10362 E., 2010/1542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.03.2008 tarih ve 2006/276 - 2008/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait iki adet ekskavatör ile iki adet yükleyici makinenin davalı nezdinde makine kırılması poliçesi ile sigorta ettirildiğini, sigortalı makinelerde çeşitli zamanlarda hasarlar meydana geldiğini, bu hasarların tazmini için süresinde ilgili tüm bilgi ve belgelerle birlikte davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak davalının müvekkili şirkete hasar ve başvuru tarihlerinden çok uzun zaman sonra hasar miktarlarının çok altında ödemeler yaptığını ileri sürerek,
asıl davada 16.152.000.000.-TL olan hasar bedelinden müvekkiline yapılan 2.385.000.000.-TL ödeme indirildikten sonra kalan 13.767.000.000.-TL’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise hasar miktarlarının davalı tarafından geç ve eksik ödenmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların tespiti ile tespit edilen zararların faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, eksik sigorta mevcut olduğundan yapılan ödemelerin bu husus göz önünde bulundurularak yapıldığını, dolayısıyla müvekkilinin poliçeden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirdiğini, ödemelerin yasal süresi içinde yapılmış bulunduğunu, davacının herhangi bir munzam zararının sözkonusu olmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 06.02.2008 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre hasarlanan makinelerinin poliçe tanzim tarihi itibariyle yenilerinin ikame imkanının bulunmadığı, bu durumda makinelerin ikame bedeli olarak poliçe tanzim tarihi itibariyle ikinci el bedellerinin dikkate alınarak eksik sigorta uygulamasının bu bedeller dikkate alınarak yapıldığı, davacıya ödenmesi gereken hasar tazminatlarından ödenen miktarların çıkarılması suretiyle yapılan hesaplama sonucuna göre asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davada istenen munzam zararın ise döviz kurundaki artış ve davacının talep ettiği faiz arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapıldığında davacının munzam zararının doğmadığı sonucuna varılarak, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, davalı nezdinde makine kırılması poliçesi ile sigortalı bulunan iş makinelerinde meydana gelen hasar bedellerinin davalı tarafından ödenmeyen kısmının tahsiline, birleşen dava ise davalı tarafından yapılan geç ve eksik ödemeler nedeniyle uğranılan munzam zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Davaya konu sigorta poliçesi mal varlığında meydana gelecek azalmaya karşı teminat sağlayan mal sigortaları kapsamındadır.
Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince sigorta bedelinin zamanında ödenmemesi nedeniyle oluşan munzam zarar davalarında sigortalının munzam zarar hesabında ikame değerin esas alınması, bunun için de öncelikle fiili ödeme tarihindeki gerçek zararın saptanması, bilahare bu tutardan tahsil edilen faizli tutarın düşülmesi gerekir.
Buna göre munzam zararın var olup olmadığının ikame değer esasına göre tespiti gerekirken mahkemece hükme esas alınan raporda bu yöndeki değerlendirmenin döviz kurundaki değişim dikkate alınarak yapılmış olması Dairemizin yerleşik uygulamasına uygun değilse de davacının sigortalı makinelerde meydana gelen hasarları kendisinin gidermiş olduğu ve bu hasarları geç giderdiği yönünde bir iddiasının da bulunmaması karşısında ikame değer esasına göre inceleme yapılmamış olmasının sonuca bir etkisi bulunmadığı anlaşıldığından sonucu itibariyle doğru olan hükmün açıklanan değişik gerekçe doğrultusunda onanması gerekmiştir.
2-Asıl davaya yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan temyiz itirazlarına gelince; makine kırılması sigorta poliçesi kapsamındaki makinelerde meydana gelen hasara ilişkin tazminat miktarının anılan poliçeye ait genel şartlar ile poliçe özel şartları uygulanarak belirlenmesi gerekmektedir.Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları’nın 4. maddesinde sigortalı makinelerin hasar anında bu maddede belirtilen şekilde belirlenecek yeni ikame bedellerine göre eksik sigortanın mevcut olup olmadığının tespiti gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda sigortalı makinelerin hasar anındaki yeni ikame bedellerinin, bir başka anlatımla, sigorta değerlerinin poliçede yazılı sigorta bedeli ile karşılaştırılarak eksik sigorta bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, tazminat hesabının buna göre yapılması gerekmektedir. Somut olayda davaya konu makinelerin 1999 yılından itibaren üretimden kalkmış olması nedeniyle poliçe tanzim tarihindeki ikinci el rayiç değerleri esas alınarak hesaplama yapılmıştır.
Oysaki değer belirlemeye esas alınan Çukurova A.Ş.’nin 16.01.2001 tarihli yazısında sigortalı makinelerin stoklarda mevcut olması halinde hangi fiyattan satılacaklarına ilişkin değer bilgileri de yer almaktadır.
Bu durumda, davaya konu makinelerin hasar tarihindeki yeni ikame bedellerinin tespit edilmesi suretiyle eksik sigorta hususunun değerlendirilmesi ve buna göre sigorta tazminatının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde ikinci el piyasa fiyatları esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre tazminat miktarlarının belirlenerek hüküm altına alınması doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10362, K. 2010/1542, 11 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama