KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10367 E., 2010/1352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bor Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.06.2008 tarih ve 2007/255-2008/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın, davalıların m...ki ve sürücüsü oldukları araçla taşınması için teslim edildiği halde davalıların emteayı yerine götürmediklerini, bu nedenle sigorta ettirene (6.220.717.500)TL ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinin dava konusu emteayı teslim almadığını ve taşımadıklarını, iddia edilen olayın müvekkillerinin kaybolan ruhsat, ehliyet ve faturalarını bulan veya çalan şahıslarca gerçekleştirildiğini, iddia edilen olay tarihinde müvekkillerinin ve aracının Niğde-Karaman civarında şeker taşıması yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize’e ait 28.06.2007 tarihli ilama dayanılarak, yargılama sırasında davalılardan ...’nin öldüğü ve mirasçısı huzuru ile yargılamaya devam edildiği, davalıların davacı şirkete ait kaybolan veya çalınan ağaç emteası ile bir ilgilerinin bulunmadığı, dolayısıyla zarardan sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10367, K. 2010/1352, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama