KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10393 E., 2010/1366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.04.2008 tarih ve 2007/11-2008/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davada davalılardan şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılından beri mekanik tesisat bağlantı elemanları üretim ve ticaretini yaptığını, bu ürünlerden birisinin dava konusu faydalı modele konu profil ve köşe elemanları olduğunu, davalıların piyasada bulunan ve üretilen profil ve köşe elemanları için kendi buluşları imiş gibi TPE’ye başvurarak faydalı model tescili aldıklarını, davalıların bu faydalı modellerine konu buluşun yeni olmadığını, faydalı modele konu ürünün anonim hale geldiğini, bu durumun sektörde bulunanlar tarafından bilindiğini, 1987 yılından beri üretilip satılan bir ürün olduğunu ileri sürerek, davalılara ait faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalılar vekili, müvekkilleri arasında zorunlu yada ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığını, ayrıca faydalı model hükümsüzlüğü davalarının sadece hak sahibine karşı açılabileceğini, davalı ... hakkındaki davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin faydalı modelinin yenilik özelliği taşıdığını, faydalı model verilmeden önce TPE tarafından çok ciddi bir araştırma ve inceleme yapıldığını, faydalı modelde birbirinden farklı 3 istem bulunduğunu savunarak, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Birleşen davada davacılar vekili, davalıların kendi adlarına tescil ettirdikleri faydalı modele konu buluşun yeni bir buluş olmadığı gibi davalılara ait bir buluş da olmadığını, bu ürünün 1960 lı yıllardan beri havalandırma ve kanal işlerinde çalışan herkes tarafından bilindiğini, buluşun yenilik özelliği taşımadığını iddia ederek, davalılara faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini istemiştir.
Birleşen davada, davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, 551 sayılı KHK’nın 130/son maddesine göre hükümsüzlük davasının davanın açıldığı anda patent sicilinde patent sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılacağı, faydalı model belgesinin sahibinin davalılardan Link Tesisat Malzemeleri İmalat ve Tic. Ltd.
Şti olduğu, diğer davalının ise sadece buluş sahibi olduğu, 551 sayılı KHK’nın, mahkeme kararlarının ilanı ile ilgili 147. maddesi hükümsüzlük kararlarını kapsamayıp patente tecavüz hallerini kapsadığı ve davalıların faydalı model tescili için başvurmalarının haksız rekabet oluşturmadığı düşünülerek ilan talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle,
asıl ve birleşen davada davalılardan ... hakkındaki davanın 551 sayılı KHK'nın 166 ve 130/3 maddeleri gereğince husumet yönünden reddine,diğer davalı Link Tesisat ve Malzemeleri İmalat ve Ticaret Ltd Şti. hakkındaki davanın kabulü ile bu davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne,koşulları oluşmayan ilan talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı,asıl ve birleşen davada davalılardan şirket vekili ile birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davada davalılardan şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10393, K. 2010/1366, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama