KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10409 E., 2010/1086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 11.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2008 tarih ve 2007/435-2008/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket hisselerinin halka arzı konusunda danışmanlık hizmeti vermesi için müvekkiliyle sözleşme imzalandığını ancak taraflar arasındaki anlaşmazlık üzerine 02.03.2007 tarihinde sözleşmenin karşılıklı olarak fes edildiğini, sözleşme konusuyla ilgili fesihten önce müvekkilinin davalıya 88 adet elektronik posta yoluyla bilgi akışı sağlaması nedeniyle hak ettiği danışmanlık ücretinin ise ödenmediğini ileri sürerek, 9.379,70 TL danışmanlık ücreti ve 1.424,70 TL KDV alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 02.03.2007 tarihinde sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkilinin borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesi uyarınca sözleşmenin feshinden sonra davacının o zamana kadar tahsil ettiklerinin dışında hiçbir hak talebinde bulunmayacağı, avans tutarının ödenmeyen KDV’si dışında davacının talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 1.424,70TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10409, K. 2010/1086, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama