KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10999 E., 2010/1905 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanubl Asliye 13.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.02.2008 tarih ve 2007/786-2008/49 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın çek hesabı müşterisi dava dışı ...’nun müvekkilinden yaptığı alışveriş sonrasında 1.660.608.000 TL ve 1.478.000.000 TL bedelli iki adet çeki keşide ederek verdiğini, çeklerin süresi içinde davalı muhatap bankaya ibraz edildiğini, ancak karşılığının bulunmadığı anlaşılarak çekin arkasına karşılıksız şerhi yazdırıldığını, şikayetleri üzerine görülen ceza davası sonucunda, çek keşidecisinin hayali kişi olduğu gerekçesiyle beraat kararı verildiğini, başlatılan icra takibinin ise sonuçsuz kaldığını,
davalının basiretli davranmayarak hayali kişiye çek karnesi vermesi nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek, işlemiş faizi olan 4.523.000.000 TL ve icra gideri olan 120.850.000 TL toplamıyla birlikte 8.121.183.470 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın çek karnesi verirken gereken işlemleri yaptığını, faiz talebinin yasal dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyulması sonucu davalı muhatap bankanın dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği hususu da nazara alınarak davacı tarafın işlemiş faiz alacağının yerinde olmadığı, asıl alacak tutarı olan 3.138.608.000 TL’nin davalının % 50 kusur oranına isabet eden 1.569,30 YTL’sinden davalı bankanın sorumlu bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.569,30 YTL’nin dava tarihinden itibaren % 35 ve değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10999, K. 2010/1905, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama