KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11096 E., 2010/1972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2008 tarih ve 2007/262 - 2008/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 19.09.1977 tarih ve (101491) nolu "ETİ PUF" ve 07.04.1992 tarih ve (134296) nolu "PUF" ibareli markalarının tanınmış marka olarak kabul edilmesi için yaptıkları başvurunun, davalı TPE'ce kesin şekilde reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nun 08.10.2007 tarih ve M-5956 sayılı kararının iptalini, müvekkilinin anılan markalarının tanınmış marka olduğunun tespitini ve tanınmış marka olarak sicile tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının "ETİ" markasının tanınmış olduğunu ve bu tanınmışlığın dava konusu markalara sirayet etmeyeceğini, başvuru aşamasında sunulan belgelerin tanınmışlığı ispat için yeterli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 556 sayılı KHK'nin 7/1-i maddesi anlamında bir tanınmışlıktan söz edilebilmesi için bir hizmet veya ticaret markasının toplumun ilgili sektöründe tanınmış olmasının, telaffuz edildiğinde ilgili sektördeki herkes tarafından refleks halinde, hiç düşünülmeden hatırlanmasının ve bu tanınmışlığın koruma talep edilen ülkede gerçekleşmesinin gerektiği, markanın ülkede kullanılıp kullanılmamasının ve TPE nezdinde tescilli bulunup bulunmadığının önemle olmadığı, aynı KHK'nin 8/4.
Maddesi anlamındaki tanınmışlığın ise 7/1-i maddesindeki tanınmışlıktan daha geniş ancak tanınmışlık derecesi itibariyle daha düşük olduğu, bunlara ek olarak ulusal tescil mecburiyeti ve markanın ününden haksız yararlanma olgularının da gerçekleşmesi gerektiği, davacı başvurusunun ise bu yoldaki talebini içeren 26.05.2006 tarihindeki vakıalar nazara alınarak değerlendirileceği, buna göre davacının "ETİ PUF+Şekil" ibareli markasının tanınmış marka olduğu, "PUF+Şekil" ibareli markasının ise açıklanan nitelik ve incelikte tanınmış bir marka kabul edilemeceyeği, zira kullanımların
tamamında "PUF" ibaresinin "ETİ" ibaresiyle birlikte kullanıldığı, ortada iki tescilli markanın olduğu durumlarda herbirinin kullanımının ancak kendisi yönünden sonuç doğurabileceği, bir markanın mücerret tanınmış olmasının farklı emtialar için tescile otomatik şekilde engel olamayacağı, her somut olayda tanınmış markadan haksız yarar sağlama ve onun itibarına zarar verme hususlarının ayrıca araştırılmasının ve işbu kararın da bu hukuki kabul ile birlikte değerlendirilmesinin gerektiği, tescile yönelik mahkemelerce karar oluşturulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPE YİDK'nun 2007/M-5956 sayılı kararının "ETİ PUF+Şekil" ibareli marka yönünden iptaline, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11096, K. 2010/1972, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama