KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11103 E., 2010/1973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.05.2008 tarih ve 2008/49-2008/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin WIPO aracılığıyla 06.01.2006 tarihinde gerçekleştirdiği “DIRK BIKKEMBERGS” ibareli marka tescil başvurusunun, davalı TPE’nce 10.01.1997 tarih ve (181144)no’lu marka gerekçe gösterilerek 25. sınıfta yer alan emtealar yönünden kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin anılan markanın gerçek hak sahibi olduğunu, markanın tanınmış marka olup redde dayanak yapılan tescil sahibinin kötü niteyle hareket ettiğini, ayrıca anılan tescil sahibi hakkında açtıkları hükümsüzlük davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun 31.02.2008 tarih ve M-7279 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı başvurusu ile redde mesnet markanın aynı ibareden oluştuğu ve aynı emtea sınıfını kapsadığı, davalı TPE’nün marka başvurusunun yapıldığı tarihteki durumu gözetmek zorunda olduğu, 556 Sayılı KHK’nin 7/2-son maddesini değiştiren 5194 Sayılı Kanunu’nda tescilli bir marka varken aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bir markanın kullanımla ayırt edici nitelik kazandığı iddiasına dayanılarak tescil yapılamayacağı hükmünün öngörüldüğü, bu hükmün yorumundan tanınmış dahi olsa tescilli bir marka varken ikinci bir tescilin yapılamayacağı sonucuna ulaşıldığı,
davacının açtığı hükümsüzlük davasının TPE’nce beklenmesi gibi bir zorunluluğun bulunmadığı, davacının gerçek hak sahipliği ve markasının tanınmışlığı yönündeki iddiaların hükümsüzlük davasında tartışılacağından, iş bu davada değerlendirme konusu yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11103, K. 2010/1973, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama