KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11391 E., 2010/1942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.03.2008 tarih ve 2005/43 - 2008/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Milenyum Ulus.Nak. ve Tic.Ltd.Şti. Vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın davalılar tarafından hasarlı şekilde taşındığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 6.288.87 YTL’nın 27.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Transcan Ulus.Nak. ve Tic.Ltd.Şti vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin taşıyan olmadığını, temerrüt faiz başlangıcının yanlış talep edildiğini ve oranın yerinde bulunmadığını savunmuştur.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınanın alıcısına 31.03.2004 tarihinde teslim edildiği, zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 32.2. maddesi uyarınca taşıyıcıdan hasarın talep edilmesi amacıyla çekilen ihtarnamenin zamanaşımını durduracağı, göndericinin zamanaşımı süresinin dolması için gerekli son gün çektiği ihtarname ile bu süreyi durdurduğu, davanın süresinde açıldığı, satışın CİF olduğu, dava dışı satıcının mal bedelini tahsil etmediği için sigortalatmakta menfaati bulunduğu,
CMR’nin 34-36. maddesi uyarınca davalıların aynı anda dava edilebileceği, hasarın taşımanın yola elverişli yapılmamasından kaynaklandığı, parsiyel taşıma şeklinde gerçekleştirildiği, davalı taşıyıcının zararın meydana gelmesinde bir açıklama yapmadığı, neden göstermediği, CMR’nin 29. maddesi uyarınca sınırlı sorumlu olmadığı, zararın belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.659.99 YTL’nın 27.01.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Milenyum Ulus.Nak. ve Tic.Ltd.Şti.vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Milenyum Ulus.Nak. ve Tic.Ltd.Şti. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafından taşıma rizikolarına karşı sigortalanan alüminyum rulo emtiasının Türkiye’den İngiltere’ye taşınmasının davalılarca üstlenildiği, fiili taşımayı dava dışı başka bir firmanın gerçekleştirdiği, 31.03.2004 tarihinde alıcısına teslim edilen emtianın bir kısmının hasarlı olduğu ve bu nedenle davacının tazminat ödediği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece, davalıların meydana gelen hasara ilişkin hiçbir açıklamada bulunmadıkları, kusur ve kasta yakın davranışları ile meydana getirdikleri ve tazminat ödeme bakımından sınırlı sorumluluktan yararlanamayacakları gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkemenin de doğru olarak tespit ettiği üzere, uyuşmazlığa taşımanın yapıldığı güzergah itibariyle CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Anılan Konvansiyonun 17. maddesinde belirtildiği şekilde, taşıyıcı yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bu malların kısmen veya tamamen kaybından veya hasarından veya gecikmesinden dolayı sorumludur.
Bu sorumluluk kapsamında istenebilecek tazminatlar ve bu tazminatın hesaplanması, anılan Konvansiyonun 23-28. maddelerinde düzenlenmiş olup, kural olarak bu sorumluluk verilen değerin iadesi esasına dayandığından sınırlıdır. Sınırlı sorumluluğunun istisnası da aynı düzenlemenin 23.5 ve 29. maddelerinde hüküm altına alınmıştır. CMR’nin 29. maddesinde zararın isteyerek kötü hareketle meydana gelmesi halinde sınırlı sorumluluk esası uygulanmayacaktır.
İsteyerek kötü hareket kavramının, kasta yakın ağır kusur olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Bunun tespiti de somut olaya göre tayin edilmelidir. Uyuşmazlığa konu olayda alüminyum emtiasının bir kısmının sağlam şekilde teslim edildiği, diğerlerindeki hasarın ise ezilme veya çarpmaya bağlı olarak doğduğu anlaşılmaktadır.
Davalıların hasarın nedenini açıklamamaları ağır kusur teşkil etmeyeceği gibi aracın konumu, yol şartları ve yükün durumu gibi etkenlerle bir kısım emtialarda açıklanan şekilde hasarın doğmasının olağan kabul edilmesi gerekir. O halde, bir kısım emtianın sağlam teslim edildiği, meydana gelen hasarın olabilecek hasarlardan bulunduğu dikkate alındığında kastın veya ağır kusurun varlığını benimsemek doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, taşıyıcının sorumlu olduğu tazminatın CMR’nin 23 ve devamı maddelerine göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, CMR 27. maddesinde temerrüt faizinin başlangıcının ödeme isteğinin yazılı olarak taşıyıcıya yapılan başvuru tarihi, böyle bir başvuru yapılmadan doğrudan dava açılması halinde davanın açıldığı tarih olacağı hükme bağlanmıştır. O halde, açıklanan düzenleme tartışılmadan davacının sigorta ettirene ödeme yaptığı tarih itibariyle temerrüt faizine karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11391, K. 2010/1942, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama