KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11454 E., 2010/2353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2010
- Mahkemesi
- Gebze Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Hasımsız olarak açılan davada Gebze Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2008/182-2008/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketlerin ticari defterlerinin bulunduğu deponun çatısısının 25.3.2008 tarihinde çıkan fırtına ile hasarlandığını, daha sonra yağan yağmur sonucu depodaki defter ve kayıtların ıslanarak zayi olduğunu, durumun 2.4.2008 tarihinde sigorta şirketine ihbar edildiğini ileri sürerek, dava dilekçesinde belirtilen defter ve kayıtlar için zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın TTK’nın 68/son maddesi hükmüne göre hak düşürücü 15 günlük sürede açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 68. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacılar vekili, müvekkilleri şirketlere ait ticari defterlerin bulunduğu deponun çatısının 25.03.2008 tarihinde çıkan fırtına ile hasarlandığını, bu durumun 02.04.2008 tarihinde öğrenilerek sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, 03.04.2008 tarihinde ekspertiz tarafından yapılan çalışma sırasında davaya konu defterlerin ıslanarak zayi olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa mahkemenin kabul ettiği şekilde öğrenme tarihinin 25.03.2008 fırtına tarihi veya 02.04.2008 sigorta şirketine ihtar tarihinin olduğu yönünde somut bir delil yoktur. Davacı vekili, defterlerin zayi olduğunun 03.04.2008 tarihinde ekspertiz tarafından yapılan çalışma sırasında öğrenildiğini iddia ettiğine göre, bu iddianın aksine daha önceden zayi olunduğunun davacı tarafından bilindiğine ilişkin dosyada somut bir bilgi yoktur.
Bu itibarla, mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11454, K. 2010/2353, 2 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama