KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11499 E., 2010/6380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2008 tarih ve 2007/253-2008/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı TPE vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.06.2010 gününde davacı avukatı Sanem Yürür geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin önceki tarihlerden beri tescilli “BİZİM” ibaresini esas unsur ve hatta tek unsur olarak ihtiva eden markaların sahibi olduğunu, davalı ...’in davacı şirketin tescilli ve tanınmış hale gelen “BİZİM” markaları ile iltibas yaratacak şekilde “BİZİM SAHİL SÜT ÜRÜNLERİ” markasının tescili için davalı TPE’ne başvurduğunu, müvekkilince yapılan itirazların davalı TPE tarafından kabul edilmediğini ileri sürerek, YİDK’nun 15.10.2007 gün ve 2007-M-5531 sayılı kararının iptaline, tescil edilmesi halinde davalı ... adına olan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, diğer davalının tescilini istediği markanın davacının “BİZİM” ibareli markaların yazılış, telaffuz ve görüntü bakımından birbirinden farklı olup müvekkili kurum kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı şirket adına tescilli markaların esaslı unsurlarının ve genel görünümlerini belirleyen sözlüğün “BİZİM” kelimesi olduğu, davacı markasında yer alan şekiller ile “ocak, ülkem, mandıra, çiftlik ve ev” sözcüklerin genel olarak tanımlayıcı amaçla kullanıldığı, davalı ...’in tescilini istediği markanın esas unsurunun “BİZİM”, “…SAHİL SÜT ÜRÜNLERİ” ibaresinin ise 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi anlamında tanımlayıcı nitelikte olup, markanın kullanılacağı ürünlerin bizzat kendisi olduğu,
tescili istenilen dava konusu markanın 29/6. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” yönünden tescil ettirilmek istenip, davacıya ait markaların da aynı sınıf yönünden tescilli olduğu, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzer oldukları, ulaşılan sonuç itibariyle davacı markalarının 556 sayılı KHK’nin 7/1-i ve 8/4. maddeleri gereğince tanınmış nitelikte olup olmadıklarının tespitine ayrıca gerek bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı TPE vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11499, K. 2010/6380, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama