KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11588 E., 2010/2687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2005/636 -2008/303 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalıya bağlı Antalya Hava Limanı Başmüdürlüğü arasında genel temizlik işlerinin ifası için 04.11.2003 ila 31.08.2004 tarihlerini kapsayan sözleşmelerin imzalandığını, bu sözleşmeler gereğince müvekkilinin üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, işçilerin primlerini de tam olarak ödemiş olduğunu, ancak sözleşme döneminde asgari ücret prime esas taban aylığı miktarının asgari ücretten yüksek olarak belirlenmesi nedeniyle aradaki prim farklarının müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını,
prime esas kazanç alt sınırının asgari ücretin üzerinde seyretmesi nedeniyle müvekkilinin artan işçi maliyetinden davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu toplam 10.547,41 YTL’nin tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile imzalanan sözleşmelerin kısa sürelerle yapılmış olduğunu, bu nedenle önceden bilinmeyen veya sözleşme süresi içinde meydana gelen herhangi bir değişikliğin bulunmadığını, davacının isteminin yasal dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacının 2003 yılı Kasım ve Aralık aylarındaki asgari ücret tutarı ile SSK taban alt sınırının farklı olması nedeniyle davacının bu aylara ilişkin talep hakkının doğduğu, 01.01.2004-30.06.2004 dönemindeki farkla ilgili işçi ve işveren primlerinin tümünün Hazinece karşılandığından davacının bu aylara ilişkin fark isteyemeyeceği, 2004 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında SSK alt sınırı ile asgari ücret aynı olduğundan bir farkın doğmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.993,72 YTL’nin 31.12.2003 tarihinden, 5.548,58 YTL’nin ise 02.02.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı tarafından ödenen prim farklarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmelerinin akdedildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı, SSK primine esas taban ücretin asgari ücretten yüksek olarak tespit edilmesi nedeniyle hizmetin ifasında çalışan işçiler için ödediği prim farklarından davalının sorumlu olduğunu iddia etmektedir.Taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmelerinin 15 nci maddesi fiyat farkına ilişkin esasları düzenlemektedir.
Anılan maddenin 2 nci fıkrasında asgari ücretin artırılması halinde eski ve yeni asgari ücretler arasındaki fark, ayrıca bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken sosyal sigorta primleri ile sigorta primi alt sınır artışından kaynaklanan fark ve bu farklara ait işsizlik ödeneğinin yükleniciye ödeneceği belirtilmiştir.Davalı taraf, sigorta primine esas taban ücretin ihalelerin yapıldığı ve sözleşmelerin imzalandığı tarihten aylar önce ilan edilmiş olduğunu, sözleşmenin devamı sırasında yapılmış bir artırım olmadığını,
davacının basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunduğundan ihalelerin yapıldığı ve sözleşmelerin imzalandığı tarihteki maliyet unsurlarını bilmesi gerektiğini, sözleşme süresi içinde herhangi bir sigorta prim artışı olmadığından önceden bilinmeyen bir maliyet unsuru bulunmadığını savunmuştur.Mahkemece,
davanın kısmen kabulüne karar verilerek 2003 yılı Kasım ve Aralık aylarına ilişkin prim farklarının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de davalının savunmasında ve bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarında bildirdiği anılan hususlar üzerinde durulmamıştır.Davanın dayanağını oluşturan sözleşmenin anılan 15/2 nci maddesinde yükleniciye yapılacak ödeme sözleşme süresi içinde meydana gelecek artışlara ilişkin bulunmaktadır.Sözleşme tarihinden önce davacının ihaleye ilişkin fiyat teklifini yaptığı tarihte yürürlükte olan,
uygulanmakta bulunan ve bu nedenle davacının hangi tutar üzerinden prim ödeyeceğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde anılan maddenin uygulanması mümkün olmayacaktır.Bu durumda mahkemece, davalının savunması üzerinde durularak davacının fazladan ödemede bulunmasını gerektiren SSK taban ücret aylığının hangi tarihten itibaren yürürlükte olduğu, ihale aşamasında ve fiyat teklifi sırasında davacının bu durumu bilmesinin mümkün olup olmadığı, davacıya ek maliyet getiren bu hususun sözleşmenin yapılmasından önce mi yoksa sözleşme kurulduktan sonra devamı sırasında mı meydana geldiği hususlarının açıklığa kavuşturularak,
sonucuna göre davacının isteminin yerinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken anılan yönler üzerinde durulmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre de davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11588, K. 2010/2687, 11 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama