KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11734 E., 2010/2514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.12.2007 tarih ve 2004/298-2007/371 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Abdulselam Taratmış vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı akrilik elyafın davalıların maliki ve sürücüsü olduğu kamyonla Mersin Limanından Ceyhan'a taşınması sırasında aracın devrilmesi sonucu hasarlandığını, müvekkilince sigortalısına hasar bedeli olarak 33.000.000.000 TL'nın ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalılardan temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilerinin görevinin taşıma sözleşmesi gereği yüklenen malı Ceyhan İlçesine götürmek olduğunu, ancak davaya konu gerçek zarar miktarının 2.366.448.000 TL olarak tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan ... aracın maliki olduğu, davacının sigortalısı ile arasında taşıma sözleşmesinin bulunmadığı, hasara uğrayan emtianın 2.kalite iplik olarak kullanıldığı, hasar miktarının 11.893.010.311 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalı yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, nakliyat poliçesinden kaynaklanan tazminatın rucüen tahsili istemine ilişkin olup, taşıma sözleşmesi özel bir şekle tabi sözleşmelerden değildir. Davalı ...'ın kamyonunu fiilen sevk ve idare eden davalı ... davacıya sigortalı emtiayı teslim alıp taşıdığına nazaran yapılan taşıma sözleşmesinin esasen davalı ...'in nam ve hesabına yapıldığının kabulü gerekir. TTK.nun 782 nci ve 784 ncü madde hükümlerine göre, taşıyıcı istihdam ettiği kimselerin kusurlarından kendi kusuru gibi sorumludur.
Somut olaya gelince; dava, davacı tarafça davalılardan ...'a taşıyıcı sıfatı ile yöneltilmiş olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, sigortalı emtianın taşındığı aracın maliki olan anılan bu davalı hakkındaki dava yazılı gerekçe ile reddedilmiştir.
Oysa, anılan davalının sigortalı emtianın taşımasında kullanılan kamyonun maliki olduğu çekişmesiz olup, mahkemenin kabulünün aksine diğer davalı sürücünün davacının sigortalısı ile yapmış olduğu taşıma sözleşmesinden dolayı bu davalının dahi sorumlu olduğu kuşkusuzdur. Kaldı ki, davalılar vekili, bu davalının taşıma sözleşmesinin tarafı olduğunu savunmasında esasen açıkça kabul etmiş olup, bu davalı hasar miktarına ilişkin olarak da işbu davadan önce delil tespiti dahi yaptırmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalılardan ...'ın da dava konusu hasardan sorumlu tutulması gerektiği ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken anılan bu davalı hakkında yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11734, K. 2010/2514, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama