KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12691 E., 2010/4395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.03.2008 tarih ve 2007/109-2008/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin diğer davalı TPE nezdinde yapmış olduğu 15.06.2004 tarihli, 2004/17910 numaralı tescil başvurusuna konu “Malatya Sultanım” ibareli markanın müvekkiline ait “Sultan”, “Sultani” ve “Sultani” esas unsurlu markaları ile iltibas yarattığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından anılan marka başvurusuna itiraz edildiğini, ancak yapılan itirazın TPE tarafından reddedildiğini,
oysaki davalı şirketin marka tescil başvurusuna konu ibare ile müvekkili şirket adına tescilli olan markaların gerek markayı oluşturan esas unsur gerekse markaların bütünü itibariyle bıraktığı intiba ve markaların kullanılacağı ürünler yönünden ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı TPE tarafından davalı şirkete ait “Malatya Sultanım” ibareli marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamı yönünde verilen kararın bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek,
TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2006-M-3985 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescil işlemleri devam eden “Malatya Sultanım” ibareli markanın tescili halinde iptaline, hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, davalı markası ile davacı markaları arasında bir benzerlik bulunmadığı gibi her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı olması nedeniyle ibareler arasında karıştırmaya sebebiyet verecek derecede bir yakınlık olmadığını, bu nedenle davacının iddialarının yerinde bulunmadığını, müvekkili tarafından alınan davaya konu kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre başvurudaki asıl unsur olan “Sultanım” ile davacı markalarındaki “Sultan” ve “Sultani” ibarelerinin anlam ve okunuş benzerliği nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer oldukları, özellikle itiraza dayanak markalara ait mallar arasında olan 30/05 nci sınıf ve alt gruba dahil mallar yönünden bağlantılı olduğu ihtimali dahil karıştırma (iltibas) ihtimalinin bulunduğu sonucuna varılarak,
davanın kısmen kabulü ile TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2006-M-3985 sayılı kararının 30/05 nci sınıf ve alt gruba giren mallar yönünden kısmen iptaline, marka başvurusunun hükümden düşmesi ve tescilinin gerçekleşmemesi nedeniyle hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE Başkanlığı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE Başkanlığı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12691, K. 2010/4395, 22 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama