İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12853 K.2010/8434

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2005/564-2008/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2008/12853Karar2010/8434Tarih15 Temmuz 2010Okuma5 dk · 931 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/12853 E., 2010/8434 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Temmuz 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

931 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2005/564-2008/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait tekstil ürünlerini İngiltere’deki alıcısına teslim etmek üzere taşınmasını gerçekleştirdiğini, davalının navlun bedelini ödemediği gibi alıcının da malları teslim almadığını ve vergileri yatırmadığını, bu nedenle müvekkilinin emtiayı İngiltere’deki gümrük depolarına indirmek zorunda kaldığını, davalıya da göndermiş olduğu talimat ile durumdan haberdar ederek problemi çözmesini istediğini, ancak davalının bir çözüm bulmadığını, müvekkilinin sözkonusu malların depolama ve gümrük masraflarını da karşıladığını, davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen davalının navlun bedelini ve masrafları ödemediğini,

malların İngiltere gümrüğüne terk edilmek zorunda kalındığını, müvekkilinin malların millileşmesi ve imhası için İngiltere makamları tarafından tahakkuk ettirilen yaklaşık 463,74 GBP masrafı da ödemek zorunda kaldığını, davalının navlun bedeli ile müvekkili tarafından yapılan masraflardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.190,00 GBP navlun faturası bedeli, 7.060,90 GBP gümrükte yapılan masraflar bedeli ve 463,74 GBP malların millileşmesi masrafları olmak üzere toplam 11.714,64 GBP’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin Adana olması nedeniyle davanın HUMK’nun 9 ncu maddesi uyarınca Adana’da görülmesi gerektiğinden öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davacının müvekkili şirkete ait malları süresinde İngiltere’de bulunan alıcıya teslim etmediğini, malların nerede olduğu konusunda müvekkilini bilgilendirmediğini, bu nedenle davacının istemlerinin haksız olduğunu savunarak,

davanın yetki ve esas yönlerinden reddini istemiş, açılan karşı davada ise müvekkili şirkete ait malların davacı tarafından İngiltere’de gümrük depolarına terk edildiğini, malların dava tarihi itibariyle değerinin 57.598,00 YTL olup, davacının eylemi nedeniyle müvekkilinin bu miktarda zarara uğradığını ileri sürerek, anılan miktarın faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili karşı davaya yanıtında, gönderilen malların bedelinin müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını,davalı-karşı davacının sözkonusu alacağını malları teslim almayan yurt dışındaki alıcı şirketten talep etmesi gerektiğini savunarak, karşı davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddini istemiştir.

Mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği nazara alınarak BK’nun 73/1 nci ve HUMK’nun 10 ncu maddeleri uyarınca yetki itirazının reddine karar verilerek uyuşmazlığın esasına girilmiş, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taşıyıcının göndericiden talimat istemeden malı antrepoya bırakma hakkının olmadığı,

davacının malın kaybı ve hasarı sözkonusu olmadığı için 4.190 GBP navlun ücretini davalı-karşı davacıdan isteyebileceği, davalı-karşı davacının kendi kusurundan kaynaklanmayan antrepo ve imha masrafından sorumlu olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 4.190 GBP’nin davalıdan faiziyle birlikte alınmasına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karşı davada ise davalı-karşı davacının taşımaya konu mal bedelini kanıtlayamadığından karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434 ncü maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.Somut olayda mahkemece verilen kararı katılım yolu ile temyiz eden davacı-karşı davalı vekili tarafından anılan işlemler yapılmaksızın verilen temyiz dilekçesi usulüne uygun olmayıp, bu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından davacı-karşı davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3- Asıl dava, davacının CMR hükümlerine tabi olarak gerçekleştirdiği taşımadan kaynaklanan navlun ücreti ile yurt dışındaki alıcının ve davalının kusuru nedeniyle yapmak zorunda kaldığı harcamaların tahsili, karşı dava ise davacının malları süresinde yurt dışındaki alıcıya teslim etmemesi, gümrük deposuna terk etmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacının malın kaybı ve hasarı sözkonusu olmadığı için navlun ücretini davalıdan isteyebileceği, ancak davacının talimat almaksızın malları antrepoya koymasından kaynaklanan ziyanından dolayı davalı-karşı davacıya karşı sorumlu olduğu taşımaya konu mal bedelinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında taşıma ilişkisinin mevcut olduğu, malların yurt dışındaki alıcıya teslim edilmemiş olduğu, davacının kendiliğinden malları antrepoya bıraktığı, bu hususlarda gerek taraflar arasında gerekse yurt dışındaki alıcı tarafından yazışmalar yapıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde davacı malların imha edildiğini ileri sürmektedir.

Davacı taraf, gerek malların alıcı tarafından teslim alınmaması gerekse gümrüğe terk etmek zorunda kalmasının davalının kusurundan kaynaklandığını ileri sürmüş, davalı ise davacının malları teslim etmediğini, gümrük deposuna terk ettiğini savunarak, davanın reddini, açtığı karşı davada ise zararının tazminini istemiştir.

Davacı taşıdığı malların imha edilmiş olduğunu kabul etmiş olmasına göre mahkeme malların alıcıya teslim edilmemesi, sonrasında da gümrük deposuna terk edilerek imha edilmesinde dosyada mevcut taraflar arasındaki yazışmalar ve ihtarnameler dikkate alınarak taşınan malların imha suretiyle ziyaa uğramasında tarafların kusur oranlarının tespit edilerek buna göre davacının navlun ücreti olarak talep ettiği ancak içeriğinde navlun bedeli dışında 1.940 İngiliz Poundu depolama ve 350 İngiliz Poundu gümrükleme bedelinin de bulunduğu 4.190 Pound miktardan sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekirken anılan hususlar değerlendirilmeden bu bedelden

davalının sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, davalı karşı davasında mal bedelini istemiş olmasına göre davacının taşıdığı malın imha edilerek ziyaa uğramasındaki kusur durumunun ve sorumluluğunun CMR hükümleri uyarınca belirlenerek sonucuna göre anılan Konvansiyon kapsamında bir tazmin borcunun olup olmadığının ve miktarının tespiti gerekirken yazılı gerekçe ile karşı davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı-karşı davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4 ncü maddesi uyarınca REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 34.30 TL temyiz ilam harcın temyiz eden davacı-k.davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-k.davacıya iadesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12853, K. 2010/8434, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/12853
Karar No
2010/8434
Tarih
15 Temmuz 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/12854 K.2010/12127
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12856 K.2010/8099
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/12863 K.2010/11194
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12867 K.2010/8394
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/12868 K.2010/9919
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12868 K.2010/7971

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.