KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13112 E., 2010/4463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.02.2008 tarih ve 2005/583-2008/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait malzemenin müvekkili tarafından Ankara’dan Gürcistan’a taşınması konusunda 15.06.2005 tarihli anlaşma imzalandığını, müvekkilince bu iş için tahsisi edilen toplam 35 aracın üçer günlük serbest süre düşüldükten sonra malların teslimi için Gürcistan’da toplam 385 gün fazladan bekletildiğini, bekleme ücretinin günlük 180 Euro olması konusunda taraflar arasında sözlü anlaşma sağlandığını ileri sürerek, şimdilik toplam (84.310)USD bekleme ücreti alacağı ile (5.896)USD munzam zararın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların anlaştıkları bekleme ücreti tutarının 100 USD olduğunu, davacı araçlarının toplam 277 gün fazladan beklediğini, buna göre davacının ancak (27.700)USD bekleme ücreti talep edilebileceğini, munzam zarar talebinin dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bekleme ücreti konusunda taraflar arasındaki sözleşmede hüküm bulunmadığından UND’nden gelen cevabi yazıda belirtilen günlük 180 Euro ücretinin esas alındığı, dosyaya sunulan CMR belgelerine göre toplam 325 gün gecikme olduğu, munzam zarar iddiasının ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (68.981,22)USD’nın 15.10.2005 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek faiziyle birlikte tahsil tarihindeki kur karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, uluslar arası kara taşıması sözleşmesinden kaynaklanan bekleme ücreti alacağının tahsili ile munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
Türkiye Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı için Mukavele (CMR. Konvansiyonu) ve buna ek protokolü onaylayarak, 04.01.1995 tarihli Resmi Gazete’nin 22161 sayılı nüshasında yayınlanması ile bu sözleşmeye taraf olmuştur. Bu konvansiyon hükümlerine göre yapılacak taşımalarda taraf devletler yönünden sözleşme hükümleri geçerli olacağından, CMR.
Konvansiyonunun 41. maddesi uyarınca, 40. madde hükümleri saklı kalmak üzere, bu sözleşmenin hükümlerini doğrudan doğruya veya dolayısıyla ihlal eden her türlü koşul hükümsüz sayılacak ve taşıma sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda, taşıyıcı lehine olan CMR. Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda da tarafların CMR.
Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda taşıma yapıldığına ilişkin bir itirazları bulunmadığına göre, mahkemece Konvansiyonun 27. maddesi uyarınca, yabancı para cinsinden hükmedilen alacak için %5 oranında temerrüt faizi istenebileceği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Ancak yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden, HUMK nun 438/7. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13112, K. 2010/4463, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama