KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13142 E., 2010/12913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında Görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.07.2008 tarih ve 2005/422-2008/422 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde davacı avukatı... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili lehine keşide edilen çekin kaybedilmesi üzerine açılan çek iptali davası sırasında meşru hamil olmayan davalının ortaya çıkarak çeke dayalı hak iddia ettiğini, oysa çekin arkasındaki ciroya ilişkin kaşe ve imzanın sahte olduğunu, davalının bu çeki kötü niyetle icraya koyduğunu ileri sürerek, 10.10.2001 keşide tarihli (16.658.460.000)TL çekin istirdadını, takibin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 23.06.2005 tarihli ilama dayanılarak, davacının imzaya itirazı sonucu İstanbul 10. İcra Tetkik Mercii tarafından yapılan inceleme ile dava konusu çekteki imza ve kaşenin davacıya ait olmadığının belirlendiği, davalının ise bu çeki dava dışı üçüncü kişilerden ciro yoluyla aldığı, bu durumda davacının, kendi cirosu sahte olsa bile, imzaların istiklâli ilkesi gereği sonraki ciroların geçersiz olduğunun yasal dayanağını göstermesi gerektiği, davacının davalı ...’ın bu çeki kötü niyetle elde ettiğini veya iktisapta ağır kusurunun bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13142, K. 2010/12913, 14 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama