KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13372 E., 2010/4786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 12.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2008 tarih ve 2008/9-2008/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Müdürlüğüne ait ve davalı ... yönetimindeki araçla yolcu olarak seyahat ettiğini, araç sürücüsünün müvekkilinin inmesini beklemeden hareket etmesi nedeniyle düşerek yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, 25.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kazada idare çalışanın kusurlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kusurlu olmadığını, aracın durmasını beklemeden inmesi nedeniyle davacının yaralandığını, istenen manevi tazminatın zenginleşmeye sebebiyet vereceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı kuruma ait ve diğer davalının yönetimindeki araçta yolcu olarak seyahat ettiği, durakta inmesini beklemeden hareket etmesi nedeniyle davacının düşerek yaralandığı, kazanın oluşumunda sürücünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle, 25.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalıların vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalıların vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, haksız eylemden dolayı zarar gören davacının uğradığı manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, davalı ... Müdürlüğüne ait olup, diğer davalının sevk ve idaresindeki araçtan inerken, davalı sürücünün kusurlu hareketi nedeniyle düşerek ceza dosyasındaki rapora göre 25 gün mutat iştigalinden geri kalacak şekilde yaralanmıştır. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakim tarafından manevi zarar adı ile hak sahibine verilecek para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara
uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Olayın gelişimi, tarihi, işten kalma süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve yukarıdaki ilkeler değerlendirildiğinde mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat fazla olup, daha ılımlı bir tazminat hükmedilmesi gerektiğinden kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13372, K. 2010/4786, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama