KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13446 E., 2010/5352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2008 tarih ve 2004/321 - 2008/52 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacılar ..., ... ve ...vekili, müvekkillerinin davalı şirketin % 40 hissedarı olduğunu, 26.03.2003 tarihli genel kurul toplantısında yöneticilerin ibrasına dair kararda % 50 hissedar olan yöneticilerin de oy kullanması sonucu kararın % 60 oyla alındığını, yöneticiler için oy çokluğu ile ücret takdir edildiğini, bilanço kar ve zarar hesapları gerçeğe aykırı olmasına rağmen oy çokluğu ile tasdik edildiğini, 29.03.2004 tarihli genel kurul toplantısında ise, yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılması ve azillerine dair önergelerinin oylamaya konulmaması işleminin usulsüz olduğunu,
şirket bilanço kar ve zararlarının genel kuruldan 15 gün önce şirket ortaklarının tetkikine sunulmaması nedeniyle bu hesapların gerçeğe aykırı olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, anılan hususlara dair genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacılar ..., ...ve ...vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyeleri olduğunu, 29.03.2004 tarihli genel kurulda şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine beyanlarda bulunulduğunu, bu beyanların gerçeği yansıtmaması nedeniyle genel kurul tutanağından çıkarılması gerektiğini, şirket bilanço kar ve zarar hesaplarının tasdikine yönelik oylamada ayrı bir madde ile yönetim kurulunun ibrası oylanmasına rağmen yönetim kuruluna oy kullandırılmamak suretiyle tasdik isteminin ve yönetim kurulunun ibrasının oyçokluğu reddine karar verildiğini,
yönetim kurulu ve denetçiye ücret ödenmemesi isteminin oy birliği ile kabulüne karar verildiğini ve yönetim kurulunun ibrası isteminin reddine karar verildiğini ileri sürerek, anılan hususlara dair genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirket yöneticilerinin ibralarına dair kararda oy kullanamayacakları, bu hususa aykırılık halinde muhalefet şerhi ve üç aylık hak düşürücü sürede dava açılması koşulunun aranmayacağı, ibra hususu ayrıca oylandığından 26.03.2003 tarihli genel kurulda 2002 yılına ait bilanço kar ve hesaplarına dair kararın örtülü ibra sonucunu doğurmayacağından yönetim kurulunun bu konuya ilişkin kararda oy kullanabileceği, yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine dair karara ilişkin iptal davasının da üç aylık sürede açılmadığı,
asıl davada davacıların 29.03.2004 tarihli genel kurulda verdiği önergenin işleme alınmamasının hisse oranları nazara alındığında TTK'nun 341. maddesine aykırı olduğu gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulü ile 26.03.2003 tarihli genel kurul kararlarından yönetim kurulu ibrasına dair kararın iptaline, 29.03.2004 tarihli genel kurulunda yönetim kurulunun azli ve haklarında dava açılması için verilen önergenin işleme konulmamasının hukuka aykırı olduğunun tespitine, bu konuda işlem yapılmadığından iptaline karar verilmesine yer olmadığına, diğer istemlerin reddine;
birleştirilen dava ile ilgili olarak da yönetim kurulunun ibrasına dair kararda yönetim kurulu üyelerinin oylarının hesaba katılmamasının doğru olduğu, yönetim kurulu ve denetçiye huzur hakkı verilmemesine dair kararın oybirliği ile alındığı,
bu kararın iyiniyete aykırılık nedenine dayalı olarak iptal edilemeyeceği, yönetim kurulunun ibrasına dair oylama dışında bilanço kar ve zararının tasdikine dair kararda yönetim kurulunun ayrıca ibra oylaması yapılması nedeniyle oy kullanabilecekleri, yöneticilerin oy kullanmaları halinde örtülü ibra durumunun sözkonusu olmayacağı gerekçesiyle bu davanın da kısmen kabulü ile bilanço kâr ve zarar hesaplarının tasdikine dair 29.03.2004 tarihli genel kurul kararının iptaline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13446, K. 2010/5352, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama