KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13470 E., 2010/5129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.07.2008 tarih ve 2005/427-2008/540 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışına kumaş ihraç ettiğini, ihracatın davalı banka aracılığıyla yapıldığını, davalının verilen talimatlara aykırı hareket ederek, muhabir bankaya yanlış talimat vererek ihracatın banka garantisi dışına çıkmasına sebep olduğunu, müvekkilinin ihracat bedelini ithalatçı firmadan ve muhabir bankadan tahsil edemediğini ileri sürerek, 54.694,17 Euro alacağın ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının talimatlarına uygun hareket ettiğini, davacının ihracatta banka avalinin kaldırılmasını talep etiğini savunarak, davanın reddini isemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yaptığı ihracata, davalı bankanın hatalı ve talimata aykırı olarak banka garantisini kaldıracak şekilde işlem yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, 52.880,51 Euro alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece yabancı para üzerinden tazminata hükmedildiğine göre 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken oran belirtmeksizin infazda teredüt yaratacak şekilde ticari faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Öte yandan davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiğine ve davalı da kendisini vekille temsil ettirdiğine göre mahkemece reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücreti hükmedilmek gerekirken bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13470, K. 2010/5129, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama