KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13532 E., 2010/5072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.05.2008 tarih ve 2008/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "flex seramik" ibaresinin marka olarak adına tescilli başvurusunun, davalı TPE Başkanlığı'nca 556 sayılı KHK'nin 7/1-c maddesi uyarınca kesin şekilde reddedildiğini, oysa seramiğin sert ve kırılgan bir malzeme olduğunu, müvekkilinin ise uzun çalışmalar sonucunda seramikten esnetilebilmesiyle ayrılan bir malzeme üretip ürünün bu farklılığını vurgulamak için anılan markayı kullanmak istediğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK'nun 2007/M-684 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının marka olarak adına tescilini istediği "seramik" ibaresinin ilgili sektörde herkes tarafından kullanılan tanımlayıcı nitelikteki bir sözcük olduğu, "flex" ibaresinin de İngilizce'de "esnemek, bükmek, eğilip bükülmek" anlamına geldiğini, bizzat davacı vekilinin de markanın esneme özelliği olan seramik ürünlerinde kullanılacağını bildirdiği, dolayısıyla davacı markasının bütünsel anlamda üzerinde kullanılacağı ürünleri tanımlayan, karakteristiğini belirten, kısaca 556 sayılı KHK'nin 7/1-c maddesi anlamında tasviri nitelikte bir kelime grubu olduğu, davalı TPE YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13532, K. 2010/5072, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama